İstanbul, Türkiye

Soybağı

Soybağı, tüm toplumlarda en çok sorun olan konuların başında geliyor. Özellikle miras paylaşımı esnasında, soybağının tespiti için babalık davası açanların sayısı da oldukça fazladır.

Soybağı Nedir?

Soybağının kelime anlamı kan bağı veya baba soyu bağıdır. Yasalarımıza göre çocuğu doğuran anne ile evli olan erkeğe baba denmektedir. Babanın çocukla arasındaki ilişki ise soybağını oluşturmaktadır. 

Annelik doğumla gerçekleştiği için, çocuk ile annesi arasındaki bağ konusunda kesinlik bulunmaktadır ve anne çocuğun velayetine sahiptir. Erkeğin çocukla ilişkisi ise kadınınki kadar açık olmamaktadır. Bu ilişki, ancak çocuğun anne ile evli iken doğması ile kesinlik kazanır ve baba ile soybağı ilişkisi kurulmuş olur.

Hukukta Soybağının Yeri Nasıldır?

Medeni kanunda, soybağının nasıl kurulacağı ile ilgili gerekli düzenlemeler bulunmaktadır. Kanun çocuğu doğuran anne ile çocuk arasındaki soybağının, doğum ile kurulduğunu ve bunun açık bir kanıt olduğunu kabul etmektedir. 

Kanunda baba ile çocuk arasında soybağının oluşmasını ise, anne ile evlilik başta olmak üzere bazı şartlarla belirlemiştir. Kanunda sadece soybağının kurulması değil, reddedilmesi için de düzenlemeler bulunmaktadır. Ayrıca, soybağı ile ilgili açılabilecek davalar ve şartları da kanunda düzenlenmiştir.

Soybağının Kurulması ve Reddedilmesi Nasıl Olur?

Medeni kanun, evlilik ile soybağı kurulmasının yanında, babanın tanıması ve hâkimin hüküm vermesi ile de soybağının kurulabileceğine hükmetmektedir. Bunların dışında, evlat edinme yolu ile de soybağı kurulabilmektedir.

Soybağının reddedilmesi ise soybağının reddi şartları oluştuğunda, baba tarafından çocuk için, çocuk tarafından ise hem anne hem de baba için dava açılması suretiyle olmaktadır.

Evlilik ile Soybağı Nasıl Kurulur?

Medeni hukuk evlilik esnasında doğan çocuğun babası olarak, anne ile evli olan erkeği kabul etmektedir. Bu nedenle de en doğal soybağı kurulması evlilik ile soybağı olmaktadır. Evliliğin sona ermesinden başlayan üç yüz gün içinde doğan çocukların babası da boşanılan koca olarak kabul edilmektedir. 

Kadınla erkek arasında ilişki varsa ve evlilik çocuğun doğumundan sonra oluşmuşsa, soybağı yine evlilik ile kurulmuş olarak kabul edilmektedir. Evlilik yolu ile soybağının kurulmasında en önemli husus, çocuğun bir başka kişi ile soybağının bulunmamasıdır. Medeni kanun babalık olayını, aksi ispat edilene kadar bu şekilde kabul etmektedir.

Evlilik Dışından Olan Çocuklar Soybağına Nasıl Katılır?

Evlilik dışında olan çocuklar soybağına, en kolay olarak anne ve babanın evlenmesi ile katılırlar. Tanıma ile evlilik dışı çocuk sahibi olan babanın uygulayabileceği bir soybağı kurma yöntemidir. Babanın irade beyanı olan tanıma tek taraflı olarak gerçekleşmektedir. Tanıma ile kurulan soybağı, işlemin gerçekleştiği andan sonrasını değil, çocuğun doğumundan itibaren geçen süreyi kapsar.

Tanıma ile soybağı kurulan evlilik dışı çocuk, zinadan veya evlenmelerine izin verilmeyen kişilerle yapılan evlilikten doğmuş olabilir, bu tanıma kararını değiştirmemektedir. Çocuğun başka biri ile soybağı bulunuyorsa tanıma beyanı geçersiz olmaktadır.

Soybağının Reddi Davası

Babanın çocukla, çocuğun ise babası olduğunu iddia eden kişi ile soybağının olmadığına dair açılan davalara, soybağının reddi davası (nesebin reddi davası) denmektedir. Kanun bu davaları sadece baba ve çocuğun açmasına müsaade etmektedir. Dava, ilgililerin yaşadığı bölgedeki aile hukuku mahkemelerine açılabilmektedir.

Hangi Hâllerde Soybağı Reddedilir?

Medeni kanun hangi hallerde soybağının reddedilebileceğini de düzenlemektedir. Soybağının reddedilmesi için en önemli husus, babalık karinesinin olmadığının ispat edilmesidir. Babanın çocuğun doğumu ile ilgisi olmadığı tespit edildiğinde soybağı reddedilmektedir. 

Bu da erkekte çocuk yapmaya engel bir rahatsızlığın olması, eşlerin ayrı yaşaması ve döllenme döneminde erkeğin cinsel ilişkide bulunmadığının kanıtlanması ile olmaktadır. Çocuk evlilik sürecinde doğmuşsa bile başkası ile ilişkiye girildiği ispat edilip, testle bu kişinin gerçek babası olduğu anlaşılırsa da soybağı reddedilir.

Babalıktan Ret Davası

Baba ile çocuğun soybağının olmadığı tespit edildiğinde babalıktan ret davası açılabilmektedir. Bu dava erkek, anne ve çocuk tarafından da açılabilir. Annenin davayı açabileceği süre, doğumdan itibaren en fazla bir yıldır. 

Erkek, babanın kendisi olmadığını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açabilir. Çocuk ise reşitse babasının aynı kişi olmadığını öğrenmesinden sonra üç yıl içinde, reşit değilse reşit olmasına müteakip üç yıl içinde babalıktan ret davası açabilmektedir.

Nesebin Reddi Davasında İspat

İspat etmek, nesebin reddi davası için en önemli husustur ve davayı açan tarafından yapılması gerekmektedir.

Kanuna göre, soybağının reddi şartları şu şekilde sıralanmaktadır;

  • Çocuğun evlilik esnasında ana rahmine düşmesi durumunda; çocuğun evlilik esnasında ana rahmine düştüğü, evlilik tarihinden itibaren yüz seksen günden sonra veya boşanmadan sonra üç yüz gün içinde doğması hâlinde kabul edilir. Babanın bu sürelerdeki doğumun oluşması için gerekli döllenme zamanında, eşi ile cinsel ilişkiye girmediğini ispat etmesi gerekir. Bu durum ispatı çok zor olan bir dönemi kapsamaktadır, bunun için resmi kayıtların ve tanıkların olması gerekmektedir.
  • Çocuğun, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmesi durumunda; bu durumda babanın kanıt getirmesi gerekmemektedir.

Anne her iki durumda da gebe kalınacak dönemde, erkekle ilişkide olduğunu ispat ederse, soybağı reddedilmemektedir.

Sonradan Evlenme Durumunda Soybağına İtiraz Süreci

Sonradan evlenme durumunda soybağına itiraz etme hakkı, anne ve babanın mirasçıları ile cumhuriyet savcılarına verilmiştir. Çocuğun ölmesi durumunda ise alt soyları da soybağına itiraz edebilirler. Burada itirazın geçerli olabilmesi için en önemli husus, erkeğin çocukların babası olmadığının ispatıdır.

Tanıma Davası Nedir?

Soybağının kurulması için, Medeni kanun babanın tanımasını da kabul etmektedir. Tanıma işlemi baba tarafından yapılmak zorundadır. Baba bu işlemi nüfus müdürlüğüne yazılı olarak yapabildiği gibi bazı durumlarda da tanıma davası açabilmektedir. 

Dava babanın isteği doğrultusunda sonuçlanırsa, tanıma kararı bağlı bulunulan nüfus müdürlüğü ile çocuğa ve annesine yazılı olarak bildirilmektedir. Çocuk bir başkası tarafından vesayet altında bulunuyorsa, tanıma kararı çocuğun vasisine de gönderilmektedir. Tanıma ayrıca, resmi senet beyanı ve yazılı vasiyetle de gerçekleşebilmektedir.

Baba, tanıma davası açtıktan sonra aldatılma, tehdit edilme veya yanılma yolu ile bu işlemi yaptığını bildirerek, tanıma davasının iptal edilmesi için de dava açabilmektedir. Tanıma iptal davaları, çocuğun kendisi, annesi veya çocuğu tanıyan kişiler tarafından da açılabilmektedir. Bu kişilerin yanı sıra çocuk vesayet altında ise vasisi, ölmüşse mirasçı da bu davayı açabilir. 

Davayı kim açarsa açsın, tanımanın iptali için tanıma yapanla çocuk arasında soybağı bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Tanıma iptal davalarının bir yıl içinde açılması gereklidir. Bu davalarda zaman aşımı süresi ise beş yıldır ve bu süreden sonra dava açılamamaktadır.

Babalık Davası Nedir?

Evlilik dışı doğan çocukların babalarının tespit edilmesi için açılan davaya, babalık davası denmektedir. Bu davayı çocuğun kendisi veya annesi açabildiği gibi, reşit olmadığı için kayyım atanmış çocukların kayyımları açabilmektedir. Dava çocuğun babası olduğu iddia edilen kişiye karşı açılmaktadır. Bu dava kamu düzenini de ilgilendirmektedir, bunun için hazine ve cumhuriyet savcılığına da bilgi verilmelidir.

Baba olduğu iddia edilen kişi ölmüşse, yasal mirasçısı durumunda olan kişilere de bu dava açılabilir. Davanın açılabilmesi için çocuğun annesinin kesin olarak belli olması, çocuğun başka biri ile soybağının bulunmaması gerekmektedir. Davanın açılma süresi sadece anne için doğumdan itibaren en fazla bir yıl olarak belirlenmiştir. 

Babalık davasını çocuk, istediği zaman açabilmektedir. Babalık davası, babanın yaşadığı yerdeki aile mahkemesinde, aile mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemelerinde açılabilmektedir. Dava dilekçesi, davanın önemli bir bölümünü içerdiğinden, bu konuda hukuki bir destek alınması faydalı olmaktadır.

Babalık davası açan anne mahkemeden, doğum öncesi ve sonrası altışar aylık giderlerini, doğum ödemelerini ve hamilelik ve doğumun diğer masraflarını da talep edebilir. Çocuğun ölü doğması, bu taleplerin istenme hakkını ortadan kaldırmaz. Anne ayrıca çocuğu için iştirak nafakası, kendisi için ise maddi ve manevi tazminat isteyebilmektedir.

Babalık Tespiti Nasıl Yapılır

Babalık tespiti için, hakimlerin izlediği en kesin yöntem DNA testinin yapılmasıdır. Baba ölmüş dahi olsa mezarı açılarak veya alt soyu sayesinde bu testin yapılması sağlanmaktadır. DNA testinin yanı sıra, hâkim davayı açan kişinin getirdiği tanıkları dinler ve kanıtları inceler.

 

Yazıyı Paylaş

Bu yazıyı okuyanlar bunları da okudu

Kıdem Tazminatı Nedir Kıdem Tazminatı Hesaplama
24 Ağustos 2021

İşçilerin önemli bir güvencesi olan kıdem tazminatı, her dönem gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Özellikle kıdem tazminatıyla ilgili gerekli bilgilere sahip olmayan kişiler, bu konuda mağduriyetler yaşıyor ve haklarını yargı yolu ile almaya çalışıyorlar. Bu nedenle sadece işçiler değil, işverenlerin de kıdem tazminatıyla ilgili bilgi sahibi olması gerekiyor. Kıdem Tazminatı Nedir? En basit tanımı ile işçilerin çalıştığı süreler karşılığında hak ettikleri tazminata kıdem tazminatı adı...

Devamını Oku
Müsadere Sistemi Nedir?
24 Ağustos 2021

Ceza kanununda yer alan müsadere sistemi, Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze kadar uygulanan bir nevi güvenlik tedbiridir. Fatih Sultan Mehmet tarafından uygulamaya başlanılan bu sistem, özellikle rüşvet gibi kanuna aykırı yöntemlerle haksız kazanç elde edenlerin, mal varlıklarına el konulması şeklinde işletiliyordu. Tanzimat fermanı ile yürürlükten kaldırılmış olan müsadere sistemi, günümüz ceza kanununda yerini almaya devam etmektedir. Bu sistem sadece mahkeme kararı ile uygulanabilir ve bir ceza türü...

Devamını Oku
Yağma Suçu Nedir?
24 Ağustos 2021

Başkasının hakimiyeti altında bulunan bir menkulün, tehdit ya da cebir kullanılarak başka kişi veya kişiler tarafından alınmasına gasp veya yağma suçu adı verilir. Yargıtay’ın vermiş olduğu kararlara göre, bu suç sadece menkuller için işlenebilir yani gayrimenkul söz konusu suçun unsuru olamaz. Yağma suçu, hırsızlık suçunun kullanılan yöntem olarak bir türü gibi değerlendirilebilir. Yağma suçunda, hırsızlıktan farklı olarak menkulün tehdit ve cebir kullanılarak, alınması söz konusudur....

Devamını Oku
Call Now Button
Mesajlaşmaya Başla!
Whatsapp Danışma Hattı
Merhaba!
Nasıl Yardımcı Olabiliriz?