İstanbul, Türkiye

Özel Hayatın Gizliliği Nedir?

Özel Hayatın Gizliliği Nedir?

 

Özel hayatın gizliliği Anayasanın 20. Maddesi ile güvence altına alınmıştır. Teknolojik gelişmeler ile sosyal medya üzerinden birçok kişinin özel hayatı ihlal edilmektedir. Özel hayatın gizliliği kapsamı, kişinin izin vermediği, mahremiyetine ilişkin her alanı kapsamaktadır. Özel hayatın gizliliği örnekleri kişinin konut, haberleşme, kamusal ve bilişim haklarına sahip olması olarak gösterilebilir. Bunun elbette sınırları bulunmaktadır. 

Özel hayata müdahale belirli şartlarda geçerlidir. Bu şartlar arasında; genel ahlak, milli güvenlik, ülke ekonomisi, genel sağlık, kamu düzeni, toplumda dirlik ve düzenin korunması amacıyla yapılan müdahaleler söz konusudur. Kanunla belirlenmiş şekilde otorite ile gerçekleşmesi mümkün müdahalelerdir. İzne tabi olmayan ve kanunlarda ilgili maddelerde yer almayan müdahale ise suç teşkil etmektedir. 

Toplumsal varlık olan insan, varoluşu süresince topluluk olarak yaşam sürmüştür. Toplum içerisinde yaşaması hâlinde dahi kendilerine ait kişisel alanlar ve mahrem alanlarını oluşturmuşlardır. Kişi tarafından sadece kendine özel oluşturduğu bir yaşama şekline özel hayat adı verilmektedir. Kişisel haklar arasında, kişinin kendi sınırlarına ait özel hayatına ve gizliliğine saygı duyulması hakkı vardır. 

Özel hayatın gizliliği kanunu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 8. Maddesi ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 12. Maddesi’nde düzenlenmiştir. Özel hayatın kontrolü sadece bireye aittir. Kimse tarafından yönlendirilmesi, müdahale edilmesi söz konusu değildir. Özel hayat kanunlar ile güvence altına alınmış, esas olarak ise özgürlük ve mahremiyet unsurları oluşturulmuştur.

İnsan hakları ve Özel Hayat

İnsanlık vasfına sahip olan kişilerin kullanabildiği haklardır. Doğumla birlikte kazanılan haklar arasında yer alan bu hak kişiye sıkı sıkıya bağlıdır. Devredilemez, reddedilemez ve müdahale edilemez niteliğe sahiptir. Feragat ya da tasarrufun mümkün olmadığı haklar arasındadır. Devlet müdahalesinin özel hayata ilişkin olması için çok önemli sebepler olmalıdır. 

Aksi hâlde devlet tarafından da bu haklara saygı gösterilmesi mecburidir. Devlet kişilerin özel yaşamını korumak adına, gerekli önleyici tedbirleri alarak, güvenliği kolluk kuvvetleri aracılığı ve yasalar ile korumalıdır. İnsanlık vasıfları olan; akıl, düşünebilme ve psikolojik bir varlığa sahip olma özellikleri ile insan hakları ortaya çıkmıştır. 

İnsan hakları ile kişinin sosyal yaşamında kendini daha iyi ifade edebilmesi, iletişim hâlinde olması ve geliştirmesi hedeflenir. Özel hayata ilişkin haklar da uluslararası belge ve kanunlarda yer alarak, temel hakları güvence altına alır. 

Özel hayat, bir insan hakkıdır denilebilir. Türk Dil Kurumu tarafından yapılan özel hayat tanımına özetle; bireyin güvendiği kişiler haricinde kimseyle paylaşmayarak gizli tuttuğu, rızası olmayan kimseler tarafından bilinmesini istemediği, sınırlarını çizdiği yaşam alanıdır.

Kişisel Hayat Çevresi

Toplum içerisinde varlığını devam ettiren insanların, toplumda yer alma amaçları farklıdır. Bireylere ait yaşam döngüsünde ise kişilerin bulundukları çevreler vardır. Bu çevrelerde bulunuş biçimleri, hareketleri, yakınlığı ve ilişkileri tamamen farklıdır. Her çevrede, her toplum birimine aynı davranması beklenemez. Dolayısıyla bir kişinin kamusal çevresinde anlattığı ve paylaştığı şeyler özel hayatı olmaz.

Kişisel hayat çevresi;

  • Kamusal çevre
  • Mesleki çevre
  • Aile
  • Özel hayat

Kişilerin kamusal çevresi; ulaşım, aynı amaç için bir araya toplanmış kişiler, spor alanları gibi yerleri kapsamaktadır. Alışveriş için gidilen yerler kamusal çevreyi göstermektedir. Mesleki çevre ise meslek gereği iletişim kurulan iş arkadaşları, müşteriler ve iş ortaklarını temsil eder. Toplanan kişiler iş amacıyla toplanmıştır ve kişinin sadece iş alanındaki hayatını kapsar. 

Aile hayatı yakın ve uzak akrabalar ile arada yer alan ilişkiyi gösterir. Aile arasında da daha mesafeli ya da yakın olan kişiler vardır. Özel hayat ise kamusal, mesleki ya da ailenin giriş yapamadığı, kişinin tüm bilgilerine sahip olamayacağı bireyin kendisine ait bir yaşamdır. Bu yaşamı paylaşan aile ya da eşler, aynı alanda dahi yaşasa kişinin özel hayat hakkı saklıdır.

Özel Hayata İlişkin Haklar

Özel yaşamın gizliliği hakkı birçok faktörü içermektedir. Geniş çerçeveden düşünülmesi gereken bu hak, çoğu kişi tarafından karıştırılabiliyor. Hukuki anlamda nelerin özel hayatın gizliliğine girdiği konusunda detaylı bilgi için tüm hakları kavramak gerekiyor.

Haklar;

  • Özel hayat hakları
  • Özel hayatın gizliliği hakları
  • Mahremiyet hakları
  • Özel hayatın korunmasına ilişkin gizlilik hakları
  • Özle hayat saygı hakları
  • Aile hayatına saygı gösterilmesine ilişkin haklar
  • Konut dokunulmazlığı hakları
  • İletişim ve haberleşme özgürlüğü hakları

Bu hakların kullanımında en önemli unsur, kişilerin rızasıdır. Kişinin iznine tabi olmadan, müdahale anlamında, kişinin özel yaşamının sınırlarına tecavüz edecek boyutta olması suçtur.

Özel Hayatı Temsil Eden Durumlar

Öncelikle özel hayat kavramının açıklanması sonrasında, hangi materyallerin, tutum ve davranışların özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini belirleyelim. Kişiye ait özel notlar, belgeler, fotoğraf, mektup, sağlık bilgisi, günlük, cinsel hayatı, cinsel yönelimi, aile sırları, kişinin vakit geçirdiği özel alanlar kişisel hayatı işaret eden unsurlardır.

Özel Hayatın Tarihsel Süreci

Özel hayat ilk çağlardan itibaren zamanla, bulunan icatlardan sonra barınma ihtiyacı hissedilmesi ile ortaya çıkmıştır. Mahremiyet kavramı ilk olarak çıplaklığı örtmek adına giyinmek için hayvan derilerinin kullanılması şeklinde düşünülebilir. Yunan ve Roma Medeniyetleri’nde özel hayat çok fazla korunmamıştır. 

  1. yy. sonrası dönemlerde barınma ihtiyacı için korunaklı evlerin yapılması sonrası herkes özel hayatını korumaya başlamıştır. Daha sonra ise konut dokunulmazlığına ilişkin kararlar ortaya çıkmıştır. İletilerin okunmaması ise 1710 yıllarında İngiltere’de yasakla ortaya çıkmıştır. 

XVI. yy. itibari ile şehirleşme artmış, sanayileşmenin önü açılmış ve basın önem kazanmıştır. Özel hayatı tehdit eden bu unsurlar, özel hayata ilişkin kararların ortaya çıkmasına neden olmuştur. XIIX. ve XIX. yy. itibariyle özel hayatın gizliliği için ciddi adımlar atılmıştır. 

Bu adımlar içerisinde; isim, mektup, ün gibi durumlar korunmuştur. ABD tarafından XIX. yy. ikinci yarısında başlayan özel hayata ilişkin tartışmaların dünya tarafından konuşulur hâle gelmesi XX. yy. gibi bir süreyi bulmuştur. II. Dünya Savaşı sonrası ise teknoloji hızla gelişmiş ve özel hayatın gizliliği artık konuşulan, üzerinde durulan konular hâline gelmiştir.

Özel Hayatın Alt Unsurları Nelerdir?

Özel hayatın alt unsurları; konut, aile hayatına saygı, kişisel veri ve iletişim olarak belirlenmiştir. Kişisel veriler, özel hayatın gizliliği ihlalinde en fazla karşılaşılan sorunlar arasındadır. AİHS 8. Maddesi gereğince kişisel verilerin toplanması, kaydedilmesi ve depolanması suçtur. Kişisel verilerin kapsamı oldukça geniştir. 

Kişisel veriler, kişinin özel hayatından çıkarak yayılmasına neden olacak verilerdir. Kimlik bilgileri, sosyal sağlık bilgileri, motorlu taşıt plakası, özgeçmiş, ses, genetik bilgi, fotoğraf, video gibi özel bilgiler kişisel veri olarak kabul edilmektedir. Anayasamızda 20. Madde’de belirtildiği üzere, kişilerin kendilerine ait verilerinin korunmasını istemesi haklar arasındadır. 

Kişisel verilerin kaydı kanuni olarak ya da rıza gösterilmesi hâlinde kaydedilir. 1995 yılında Avrupa Komisyonu tarafından Veri Koruma Yönergesi’nde reform başlatılmıştır. Bu reformun kapsamında; bulut bilişim, konum, sosyal medya, akıllı telefon gibi verilerin yeni teknolojiye uygun hâle getirilerek korunması hedeflenmiştir. 

Avrupa Komisyonu tarafından kişisel hakların daha güçlü olması adına kolluk kuvvetleri, ceza sistemi ve bilişim güvenliğinin birlikte çalışarak üst seviyede verilerin korunması hedeflenmiştir. Kişisel veriler, kişinin rızası ölçüsünde suç değildir. Aksi hâlde en başından kişinin rızası olsa dahi, rıza göstermediği kısmın gerçekleşmesi suç teşkil etmektedir. 

Bu duruma örnek olarak Fransa eski Cumhurbaşkanı olan François Mitterrand’a ait sağlık bilgilerinin basılı medyada yayımlanması verilebilir. François Mitterrand tarafından dava açılarak yayın yasağı getirtilmiştir. Aynı zamanda Manoca Prensesi Caroline’e yönelik fotoğraflarının basılı medyada yayımlanmasında verilen kararda ise Prenses olmasının şahsi fotoğraflarının yayımlanması anlamına gelmediği vurgulanmıştır.

Kamusal Alanda Özel Hayat

Kamusla alanda yer alan bazı kamera takip sistemleri güvenlik amacının dışında kullanılabiliyor. Bu verilerin toplanması, kaydedilmesi, saklanması, kişilerin verilerinin açıklanması, yayılması suçtur. Bu durum kişiyi maddi ve manevi olarak zarara uğratan bir husustur. Kişinin bu bilgilerinin açıklanması hâlinde psikolojik, sosyal ve toplumsal travmaya sürüklemesi nitelikli özel hayatın gizliliği ihlal suçunu oluşturur. Bu durum TCK 5237 sayılı Kanun’da 134/1–2 maddelerinde açıkça belirtilmiştir.

Konut Dokunulmazlığı ve Özel Hayat

Konut, kişinin mahremiyetinin olduğu yaşam alanını temsil eder. Bu nedenle kişinin konutuna gizlice girmek, gizli noktalardan gözetlemek, kişinin konutunun içerisine kamera yerleştirmek suç teşkil eder. Konut denildiğinde ise akıllara sadece ev gelir. Bu doğru bir düşünce değildir. Kişinin konakladığı otel, iş yeri, yazlık, kamusal alanda yer alan tuvaletler, soyunma kabinleri, ofis odası, kısacası kişinin kullanımına belirli süreli tahsis etmiş alanlardır. 

Anayasa’da 21. Madde gereği kimsenin konutuna dokunulamayacağı belirtilmiştir. Kişilerin evine gizlice girmek, komşu tarafından evin dinlenmesi, evin gözetlenmesi adına yapılan tadilatlar, dinleme cihazlarının yerleştirilmesi, eve gizli kamera konulması gibi durumlar özel hayatın gizliliğini ihlal suçudur. Bu durum eşler arasında da bilgisi dışında yapılmaması gereken durumlardır.

İletişim Özgürlüğü ve Özel Hayat

İletişim kişiler arası verilerin doğru aktarılması adına yapılan görüşmelerdir. Bu iletişim sesli, yazılı ya da görüntülü olabilmektedir. Sesli iletişim; sosyal medya üzerinden yapılan aramalar, telefon aramaları, ses kayıt cihazları gibi iletişimi kapsamaktadır. Bunun yanı sıra yazılı olarak ise sosyal medya uygulama mesajları, telefon hattı üzerinden mesajlaşma, mektup, telgraf, e-mail gibi iletişim yöntemleridir. 

Yazılı olarak özel hayat gizliliği adına yapılan koruma kararları oldukça eski dönemleri kapsıyor. Görüntülü iletişim ise yüz yüze iletişim, sosyal medya görüntülü arama iletişimi ve video kaydı olarak biliniyor. İletişim özgürlüğü, kişinin rızası olması ve izinsiz paylaşım yapılmaması sonucu suç teşkil etmez. 

Bunun aksine, kişisel görüşmelerin, iletişim detaylarının farklı alanlarda paylaşılması, yayılması kişi için özel hayat ihlalidir. Haberleşme amaçlı yapılan her türlü görüşmenin, amacın dışına çıkması, diğer kişilerin görebileceği şekilde yayılması, kişiyi olumsuz yönde etkiler. 

Bu nedenle özel hayatın gizliliğine yapılan bu ihlal için TCK 5237 sayılı olarak düzenlediği özel hayat ihlalini iki ayrı ceza ile belirtmiştir. Bunlardan 134/1. Maddesi iletişim özgürlüğü gereği görüntülerin ve görüşmelerin kaydedilmesine ilişkindir. 134/2. Madde ise nitelikli suç hâline gelerek haberleşme özgürlüğünün ve gizliliğinin yayılması sonucunu ifade etmektedir. Anayasa’nın 22. Maddesi’nde herkes haberleşme hürriyetine sahip olup, haberleşmede gizlilik esastır.

Aile Hayatına Saygı ve Özel Hayat

Kişinin aile hayatı gizli kalması gereken mahremiyetin açığa çıkması hâlinde tüm ailenin olumsuz etkileneceği, evlilik kurumunun temelden sarsılabilme olasılığı olan önemli unsurlar arasındadır. Anayasa’nın 20. Maddesi’nde ifade edildiği gibi özel hayat ve ailenin gizliliği dokunulmaz niteliktedir. 

Aile hayatına dışarıdan bir müdahale söz konusu olamaz. Aile hayatına yapılan diğer müdahalelerin yanı sıra gizlilik ihlaline karşın korunması önemlidir. Aile ilişkileri, aile sırları, aile bireylerinin kişisel yaşamındaki sırları, bir başka kişi tarafından açığa çıkarılmamalı, yayılmaması ve dedikodu konusu olmamalıdır. Aile bireylerinin özel yaşamına saygılı olmamak ve onlar hakkında bilgi toplayarak aile bütünlüğüne kasten zarar vermeye çalışmak sonucu bazen özel hayatın gizliliği ihlali dışında suçlara neden olabilir. 

Örnek olarak; aile bireylerine ait olan bir sırrın açığa çıkarılması sonucu, kişinin intihar etmesi ya da ailesi tarafından öldürülmesi sadece özel hayatın gizliliğine yönelik bir ihlal olmaz. Kişinin ölümüne sebebiyet vererek zincirleme suçlara yol açabilir. Bazı aile sırları sonucunda, yayılması ve paylaşıldığı alana, kişiye göre ağır sonuçlar, travmalar yaratabilir. Bu durumun etkisi tüm aile için kötü sonuçlar doğurabilir.

Özel Hayatın Gizliliği İhlali ve Özel Hayat

Westin için mahremiyet; kişi, kurum ya da zümrelerin kendilerine özel olan verilerin aktarılması koşullarını kendisinin belirlenmesidir. Fisher-Hubber için mahremiyet; veri, kişi ve mekân mahremiyeti olarak ayrılmıştır. John Stuart Mill’e göre ise kişisel yaşamın korunması, kişilerin kendini geliştirmesi adına teşvik edicidir.

Özel Hayata Saygı Hakkı

Sosyal ilişkiler içerisinde olan insanların her biri farklı yaşam tarzına sahiptir. Konutu, misafirleri, yaşam tarzları, zevkleri, din tercihleri, siyasi görüşleri ve cinsel eğilimleri kendi sınırlarını ilgilendiren durumlardır. Diğer kişiler ise kendisi gibi olmadığını düşündüğü kişilerin yaşamına saygı duymak zorundadır. Kişisel iletişim kurmak adına insanlar daha mesafeli ya da yakın ilişkiler içerisinde olabilir. 

Mesafeli oldukları kişilerin yaşamına ise önyargılı davranmamalı, saygı duymalı, müdahale etmemelidir. Bireysel olarak insanlar rızasının olduğu, yakın gördüğü kişilere sırlarını ve özel yaşamını anlatabilir. Bu durumda paylaştığı kişinin bu özel bilgilere sahip olması ihlal sayılmazken, bu bilgileri kişinin rızası olmadan başka bir alanda dedikodu malzemesi olarak kullanması, paylaşması ya da yayması ihlal sayılır ve suçtur. Prosser, özel hayat ihlalini dört unsurda incelemiştir. 

Kişinin mahremiyetine müdahalede bulunma, özel hayatı açığa vurma, ismini kullanma ve verileri ticari amaçla kullanma bu dört unsuru oluşturur. Kişinin mahremiyetinde yalnız kalma hakkı bulunmaktadır. Bunun yanı sıra evine izinsiz girmek, dürbün gibi cihazlarla evi gözetlemek mahremiyete yapılan bir saldırıdır. Kişiler etik kurallara uymak zorundadır. 

Başkası hakkında bilgilerin açığa vurulması ise etik bir davranış değildir. Kişiden izin almadan bir kurumda işini yaptırmak, işlerini daha hızlı yürütmeye çalışmak ya da farklı faydalar sağlamak amacıyla kişi ismini kullanmak suçtur.

Özel Hayatın Gayrimeşru Müdahalelere Karşı Korunması

Kamu düzenine ve milli güvenlik adına yapılan bazı özel hayat ihlallerinde özellikle yetkili mercilerden izin alınmadan yapılan müdahaleler söz konusu olur. Müdahaleden bahsedilmesi için öncelikle arama ve el koyma yetkisi adına hâkim kararının olması gerekir. Gecikmesi sakıncalı durumlarda ise yetkili merciden alınacak karar olmadan bu tür işlemler yapılamaz. Konuta girilemez, kişisel verilere el konulamaz, özel evraklar aranamaz, eşyalar toplanamaz. Yetkili merci acil durumlarda yirmi dört saat içerisinde durumu görevli mahkemeye sunarak izin alır. El koymada ise hâkimin kırk sekiz saat içerisinde kararını açıklaması gerekir, aksi hâlde el koyma kalkar.

Özel Hakların Korunmasında İlgili Maddeler

Özel hayatın gizliliği dünya genelinde uluslararası sözleşmelerde de korunmaktadır. Kişisel güvenliğin korunabilmesi adına oldukça önemli olan bu belgeler ve maddeler, hukuki koruma sağlar.

Bunlar;

  • İnsan Hakları Evrensel Bildirisi 12. Maddesi
  • Medeni ve Siyasi haklar Sözleşmesi 17. Maddesi
  • Avrupa Birliği Temel Haklar ve Özgürlükler Bildirisi’nin 6. Maddesi
  • Avrupa Konseyi İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. Maddesi
  • Temel Haklar Şartı’nın 7 ve 8. Maddesi
  • Amerikan Devletleri Örgütü Amerikan İnsan Hakları ve Ödevleri Bildirisi 5. Maddesi
  • Avrupa Anayasa’nın 9. Maddesi
  • Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi 11. Maddesi
  • Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı İnsan Boyutu Konferansı’nın 24. Maddesi
  • TCK 5237 sayılı Kanun 134. Maddesidir.

Tüm bunlar ulusal ve uluslararası alanda özel hayatın korunduğu belgelerdir. Kişilerin özel yaşamında serbestliğinin artması, kişiye özgüven sağlayan unsurlardır. Bu nedenle tüm bu sözleşme, belge ve hükümlerde kişilerin daha rahat hareket edebilmesidir. Devlet tarafından kişisel alanının korunduğunu bilen kişiler, haklarını aramakta tereddüt etmeyecek, hiçbir şantaj ya da tehdide boyun eğmeden adalete güvenecektir.

Özel Hayatın Korunmasının Avantajları

Kişilerin özel hayatlarının ve mahremiyetinin korunması, aksi davranılması hâlinde cezai yaptırımlarla karşılaşması, kötü niyetli kişilerin eylemlerini sonlandırması adına faydalıdır. Kişilerin özel yaşamına girmenin ihlal sayıldığı konusunda cezalandırılması sonucunda aynı suçu işleme oranı azalır. 

Kişilerin eylemlerinde tehdit, şantaj ya da para amaçlı yapılan özel hayat ihlali önlenerek, kişinin daha ciddi travmalar yaşamasının önüne geçilmeye çalışılır. Tüm unsurlar detaylı olarak incelenir, teknik bilirkişi raporu ile tespit edilir ve elinde bulunan suç unsurları toplanır. Nitelikli özel hayat gizlilik ihlali yaşanmadan önlem alınması adına, mağdur kişinin şikâyet etmesi gerekir. 

Toplumda süregelen ihlallerin çoğu sistematik olarak uzun döneme yayılmış, şantaj içerikli olarak kişiyi uzun süreli çıkmaza sürüklemektedir. Zamanla daha fazla büyüyen tehlikenin önüne geçilmesi vakit alsa da kanunlar bu durumun ağır niteliğine uygun, daha yüksek hapis cezaları vermektedir.

Yazıyı Paylaş

Bu yazıyı okuyanlar bunlarıda okudu

Call Now Button
Mesajlaşmaya Başla!
Whatsapp Danışma Hattı
Merhaba!
Nasıl Yardımcı Olabiliriz?