İstanbul, Türkiye

Özel Hayatın Gizliliği İhlali Suçu

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçu

 

Özel hayatın gizliliği; kişilerin toplum içerisinde sosyal yaşamının daha sağlıklı ilerlemesi, kişisel haklarını topluma karşı koruması adına korunan haklardır. Her bireyin kendisine ait kişisel gizlilik sınırları içerisine giren özel hayat çerçevesi bulunur. Bu özel hayatın, dış etkenlerden korunması ise kişilere tanınan en önemli kişilik haklarını kapsar. 

Aksi davranışta bulunan ve kişinin özel yaşamını, gizliliğini, mahremiyetini ihlal eden kişiler tarafından özel hayata müdahale eylemi vuku bulur. Bu durum 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 134. Maddesi gereği özel hayatın gizliliğine karşı işlenen suçlar kapsamına alınmıştır. Bu eylemi gerçekleştiren kişilere yönelik olarak kanun maddesinde yer alan bazı cezai yaptırımlar bulunmaktadır. 

Hayatın özel çerçevesini, sınırını ve alanını korumak adına genel norm kriterinde de suç sayılmıştır. Özel norm kriterlerine haiz suçlar ise farklıdır. Bunlardan bahsetmek gerekirse; kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, haberleşmenin gizliliği suçu, bilişim suçları, kişisel verilerin ele geçirilmesi, yayılması ya da başkasına verilmesi özel norm niteliğindeki suçlardır. 

Günümüzde sosyal medya hesapları ile yapılan suçlar için cihazlar kullanılmaktadır. Kullanılan bu cihazlarla birlikte özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu nitelikli olarak oluşmuş olur. Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunun işlenmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir.

Özel Hayat Hangi Konuları Kapsar?

Özel hayat; kendi sınırları içerisinde korunmuş olan haklara müdahale edilmesi, izinsin girilmesi ya da izinsiz kullanımı gibi durumları kapsamaktadır. Toplumsal faaliyetler içerisinde yapılan her eylem, tercih ve davranış özel hayatı kapsıyor olsa da aynı zamanda toplumun içerisinde yapılan davranışlar olduğu için bu durum özel bir alanı işaret etmez. 

Özel hayatın sınırları sadece kişinin tek olarak sınırlandırdığı alanını ifade eder. Dolayısıyla bu sınır çizgisini geçmek, özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunu oluşturmaktadır. Bireyler sosyal faaliyet olarak sinema, tiyatro, spor, havuz, müze, konser gibi alanlarda kendi özel tercihleri ile bulunabilir. Söz konusu toplum içerisinde sosyal yaşam adına yapılan faaliyetler özel yaşamın gizliliğini ihlal etmez. 

Özel hayat, toplum tarafından bilinmeyen konuların bireyin kendisine ait yaşaması hâlinde ortaya çıkar. Bireyin oluşturduğu, toplumdan izole bu alana ise izinsiz girmek, özel hayatı ihlal etmek anlamına gelir. Özel hayat kapsamı oldukça geniştir. Hangi durumun ihlal sayılıp sayılmadığı ortaya çıkan sonuca ve kişiye verdiği zarara göre değerlendirilmelidir. 

Kişi bazı görsel, yazılı, şahsi, yaşantısı ya da kişisel yönelimleri hakkında herkesin bilmesini istemediği şeyleri saklama yoluna gidebilir. Kendi iradesi dışında, başka kişiler tarafından bunun ifşa edilmesi ya da ortaya çıkarılması kişide kapanmayan zararlara sebep olabilir. Kişisel yaşam evde, işte ya da kamuya açık alanlarda devam eder. 

Toplum içerisinde yapılan davranışlar arasında, kişilerin izni olmadan fotoğraflarının çekilmesi özel yaşamın ihlaline girer. Bu fotoğrafların görsel, yazılı, basılı alanda yayımlanması, elektronik cihazlarda saklanması suç teşkil etmektedir.

Özel Hayat Sınırları

Özel hayat kişinin toplum içerisinde ya da kendi başına vakit geçirdiği her ortamda geçerlidir. Kamuya açık alanda gezinti yapabilme özgürlüğüne sahip kişilerin izinsiz olarak ses kaydının, görüntüsünün, fotoğrafının, ya da eşyasının alınmasıyla birlikte; bu bilgiler ışığında hakkında konuşulması özel hayatına doğrudan ihlaldir. 

Özel hayatına ait sırlar, bilgiler, denetim, gözetim gibi davranışlarda bulunmak da ihlal suçudur. Kişinin hürriyetini bağlayıcı takip, gizli olarak gözetlemek gibi durumlar kişinin can güvenliğini de tehdit eden, korkutmaya yönelik tutum ve davranışlardır. Olaylar incelenirken kişiye yapılan gizlilik suçu ihlalinden etkilenen mağdurun; kişilik özellikleri, mesleği, çevresi, toplumdaki yeri, müdahalenin şekli gibi hususlar ayrı ayrı irdelenmelidir. 

Açık alanda yapılan sürekli fotoğraf çekimi özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu oluşturmaktadır. Bu durum için kişinin huzurunu ve sükûnunu bozma suçları işlenmiş olabilir.

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçunda; Ses, Görüntü ve İzinsiz Paylaşım

Toplum içerisinde uygulanması gereken normlar arasında, herhangi birinin başkasının hayatına girerek ona ait olan özel yaşam bilgilerini ele geçirmemesi bulunur. Saptanan her detayın ve görüntünün sosyal medya ortamında gizlice kaydedilmesi yasaktır. Görülen özel hayatın ihlali  örneklerinde internet ortamı aracılığı ile tanıştığı mağdura ait görüntüleri kaydetmesi ve bu durumun ikrar edilmesi sonucu, TCK 134. Maddesi uyarınca özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu oluşturmuş olması tartışmaya açık olmalıdır. 

Yeterli olmayan gerekçe ile verilen hüküm ise bozma nedenini oluşturmuştur. Aynı zamanda sosyal medya üzerinden gönderilen cinsel içerikli sohbetlerin, görüntülerin ya da videoların karşı tarafça kaydedilmesi, özel hayatın gizliliğine dair ihlal suçunu oluşturmaz. Bununla birlikte bu bilgilerin üçüncü şahısların görebileceği ortamda paylaşılması ya da gösterilmesi, gizliliği ihlal ve ifşa suçudur. 

Şantaj amaçlı ses, görsel ya da videoların ifşası ile ilgili görülen davanın temyiz edilmesi sonucunda ise gerekli tespitler yapılmıştır. Kendi rızasıyla göndermiş olduğu bilgilerin daha sonra para karşılığında şantaj yapıldığı tespit edildiğinden, verilen kararın isabetli olduğu görülmüştür. 

Y12CD–2019/9756 karardan da anlaşılacağı üzere, kişi kendi rızası ile göndermiş olsa da rızası dışında korkutma ve tehdit amaçlı şantaj yapılması suç teşkil etmiştir. Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu serbest hareket içeren bir suç niteliğindedir. Dolayısıyla özel hayata bir fiil ile izinsiz girilmesi yeterlidir.

Tanınmış Kişilerin Özel Hayat Gizliliğini İhlal Suçu Hakkında

Toplumda bulunan insanların gizlilik alanı, tüm toplumun tanıdığı kişilerden daha geniş bir alanı kapsar. Siyaset, sanat, spor ya da diğer alanlarla ilgilenen kişiler toplum tarafından tanınmış kişilerdir. Tanınmış kişiler sosyal, yazılı ve görsel medya aracılığı ile belirli ölçüde tanınmış ve özel hayatına dair bilgilere bir ölçüde ulaşılabilen kişilerdir. 

Tanınmış kişilerin özel hayatın gizliliği konusundaki kapsamı ise bazı kriterlerde değerlendirilmelidir. Toplumda bulunan vatandaşların güneşlenirken fotoğraflarının çekilmesi gizlilik suçu sayılır. Tanınmış kişilerde ise bu durum söz konusu olmaz. Tanınmış kişilerin kamuoyunda geçirdikleri süre için, hangi şekilde ve ölçüde yer aldığına göre gizlilik ihlali değerlendirmesi yapılır.

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçunun Nitelikli Hâli

Özel hayata dair gizlilik alanına yönelik yapılan ses ya da görüntülerin ifşa edilmek sürati ile yayılması, suçu nitelikli hâle getirmektedir. İfşanın kapsamı ise gizli olan bir şeyin açığa çıkartılması, yayılması ve önünü alamayacak duruma getirmesidir. Özel hayat gizliliğinin ağır şekilde ihlali nitelikli suç kapsamındadır. Burada ifşanın başkası tarafından duyulması da önemli değildir. 

Açık bir alanda kişinin sesinin kaydedildiği cihazla dinletilmesi de ağır ihlal suçunu oluşturmaktadır. İfşa için kullanılan cihazlar da bu anlamda suç teşkil edecek nitelikte olmalıdır. Aksi hâlde gizlilik ihlali oluşturmaz. Ses ve görüntülerin kayda alındıktan sonra ifşa edilmesi suçu işlenirse, söz konusu fail TCK 134/1 ve 134/2 maddesi uyarınca iki ayrı suçtan yargılanır. Cezalandırma da iki ayrı suç için ayrı olarak yapılır.

Bilişim Suçu ile Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali

Teknolojinin gelişmesi ile kullanılan sosyal medya uygulamaları, elektronik bilgisayar cihazları ve akıllı telefonlar bilişim sistemi olarak değerlendirilir. Bu araçlarla işlenen suçlar da bilişim suçları olarak kabul edilir. Özel hayatın gizliliği suçunun en fazla işlendiği bilişim alanında, kişinin rızası dışında resim, ses kaydı ya da video paylaşılması sonucu özel hayata dair nitelikli gizlilik ihlali suçu işlenmiş kabul edilir. İnternet ya da sosyal medya yani bilişim sistemleri üzerinden özel hayatın gizliliğinin ihlal suçunun cezası ifşa edildikten sonra iki ile beş yıla kadar hapis cezasıdır.

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçunda Uygulanan Cezalar

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 134/1, 134/2 Maddesi’nde belirtildiği üzere basit ve ağır ihlal olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme ayrı fıkralarda yer aldığı için ceza ayrı ayrı verilir. Madde 134/1’de yer alan ilk bent içeriğinde bir ile üç yıl hapis cezası şeklinde düzenlenmiştir. Bu durum suçun basit şekilde işlendiğini gösterir ve bununla birlikte ses ya da görüntü kaydında kullanılır. İkinci cümlesinde ise suç bir kat artırılmış ve iki ile altı yıl hapis cezası öngörülmüştür. 

Örneğin; yatak odasının gizli bir şekilde izlenmesi bir ile üç yıl, görüntülerin kaydedilmesi ise iki ile altı yıl hapis cezası verilmesi adına belirtilmiştir. Nitelikli olması için ise ses ve görüntünün ifşası olmalıdır. Bu durumda iki ile beş yıl hapis cezası bulunmaktadır. İfşanın yayın, internet ya da basın yoluyla olması da aynı suçun oluşmasını sağlar.

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçunun Kamu Görevlisi Tarafından İşlenmesinde Cezanın Artması

Bazı durumlarda özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunda verilen cezalarda artırım yoluna gidilir. Bu durumlar; suçu kamu görevlisinin işlemesi hâlidir. Memur, polis, hâkim, savcı ya da devlet nezdinde görev yapan kişilerce yetkinin kötüye kullanılarak işlenmesi hâlinde ceza ½ oranında artırılır. Bu duruma örnek olarak bir polisin kişilerin telefonlarını dinleme yetkisini kötüye kullanması verilebilir.

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçunun Mesleğe Karşı İşlenmesinde Cezanın Artması

Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçları arasında, kişilerin görev yaptıkları iş yerinde işverenine ait olan ya da çalışma arkadaşlarına gelen bir bilgiyi ifşa etmesi sonucu cezası ½ oranında artırılır. Bu durumda özellikle patronuna özel olan bu bilgilerin, kişinin rızası olmadan edinilmesi, özel bilgileri gönderen kişilerin öğrenilmesi ve ifşası ile yayılması bir gizlilik ihlal suçudur.

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçunda Uzlaşma ve Şikâyet

TCK 139. Maddesi gereğince özel hayatın gizliliğinin ihlali suçları şikâyete bağlı suçlar arasındadır. Şikâyet oluşmadan soruşturma ya da kovuşturma yapılmaz. Şikâyet süresi ise mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Şikâyetten feragat durumunda ise aynı suçtan dolayı tekrar şikâyet kaydı oluşturulmaz.

Hukuk sistemimizde şikâyetten vazgeçmek sonucu kesindir. Uzlaşmaya tabi suçlar arasında sayılmakla birlikte uzlaşma hâlinde kovuşturma işlemine geçilmez. Uzlaşmanın sağlanmaması hâlinde ise yargı yolu açık olup kovuşturma aşamasına geçilir, kişi isterse Hukuk Mahkemeleri’nde de bağımsız olarak hakkını arayabilir.

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Sonuçları

Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunun karar aşamasında verilen hükümler; adli para cezası, HAGB kararı ve cezanın ertelenmesidir. Tek başına ya da hapis cezası ile uygulanan yaptırım türleri arasında adli para cezası bulunmaktadır. Hapis cezası hâkim kararına göre şartlar oluşursa adli para cezasına çevrilebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise sanık lehine olan ve kısıtlamaya maruz kalmayan bir karardır. 

Denetim süresinde aynı ya da farklı suçların işlenmeyeceği konusunda bir kanaat oluşması hâlinde bu karar verilebilir. TCK ilgili maddelerde belirtilen hapis cezasına hükmedilmesi noktasında, infazının cezaevinde geçmesi koşulunun şartlı olarak ertelendiği bir karar türüdür.

Evlilikte Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Suçu Kapsamında Yargıtay Emsal Kararlarının Açıklanması

Yargıtay tarafından alınan kararlar arasında en fazla özel hayatın gizliliğinin ihlali suçuna yönelik kararlar bulunmaktadır. Evlilik özel alanın paylaşıldığı bir kurum olsa da eşler arasında özel hayatın gizliliği hakkını ortadan kaldırmamaktadır. Evlilik birliği ile özel hayatın kalktığı düşüncesi tamamen yanlıştır. 

Aynı konutun ya da özel alanların ortak olarak paylaşılması, eşlere ait kişisel eşyalara dokunmak adına geçerli bir sebep değildir. Eşler aynı zamanda denetim ve gözetleme hakkına sahip değildir. Eşler arasında gelişen; cinsel saldırı, iftira, tehdit, şantaj ya da hakaret içerikli tüm bilgilerin, hukuki hakları korumak adına daha sonra ortadan kaldırılması düşünülüyor ise durum farklıdır. 

Taraftan izin almadan bilgileri yetkili makamlara ulaştırmak ise gizlilik ihlali olarak değerlendirilmez. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Karar No: 2019/5170 ile görülen dava detayları bu durumu açıklamaktadır. Olayda; şüpheli olan eşin yedi ay süresince ayrı yaşamaları, boşanma aşamasında oldukları hâlde sürekli gözetlediğini belirtilmiştir. 

Aynı zamanda şüpheli tarafından kız kardeşinin eşinin üzerine kayıtlı olan aracın ödemesi müşteki tarafından yapıldığı için aracın kendisinde kaldığını ancak araçta daha sonra takip cihazı bulduğunu belirtmiştir. Sanık tarafından ise anlaşmalı benzin istasyonlarından yararlanmak adına böyle bir şey yaptığı beyan edilmiştir. Ses ve görüntü cihazları hakkında da bilgisinin olmadığını dile getirmiştir. 

İfadeye istinaden evlilik birliği içerisinde özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunun olmayacağından kasıtla Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. 

Suç tarihinde boşanma davasının mevcut olması, yeterli delil toplanmadan, eksik soruşturma ile verilen karara yapılan itiraz sonucu Yargıtay tarafından karar isabetli görülmemiştir. Davanın açılmasının isabetli olacağı belirtilmiştir. Görüldüğü üzere evlilik birliği içerisinde de belirli şartlar vuku bulduğunda gizlilik ihlali söz konusu olur.

Çocukların Özel Hayatının Gizliliği İhlali

Çocuklara yönelik işlenen gizlilik ihlali suçunun kapsamlı olarak iki kriterde değerlendirilmesi gereklidir. Öncelikli olarak on beş yaşını tamamlamamış küçükler için işlenen suçlarda, rıza aranmadan suç kapsamına alınır. 

İkinci kategoride ise on beş yaşını tamamlamış, on sekiz yaşını bitirmemiş küçüklere yönelik suçlarda rızanın aranması hukuka uygun olması adına yeterli sayılabilir. Mağdur çocuk on beş yaşından küçük olduğunda çıplak olarak rızası dâhilinde fotoğrafları cep telefonunun kamerasıyla çekilerek kaydedilmiş ise hukuka uygun değildir. 

Bu durumda çocuğun kendi rızası kabul edilmez ve suç kapsamındadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu Karar 2014/311 hükmü gereğince, mağdur ile cinsel ilişkiye girmesi sonucu bedenini görmesinde özel hayatın gizliliğinin ihlalinin gerçekleşmeyeceği vurgulanmıştır. Kayda alınmasının da suç oluşturmayacağı gerekçesi ile bozulması kararı veren Özel İdare’nin kararı isabetli görülmemiştir.

Özel Hayatın Gizliliği Suçunda Şikâyetten Vazgeçmek

Küçüğün kavga ederken çekilen görüntülerinin kaydedilmesi TCK 134. Maddesi’nde, yayılması ise TCK 134/2 Maddesi gereği suçtur. Küçüğün kanuni temsilcisi olan anne tarafından şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde aynı suçtan şikâyet edilemez. Bu durumda şikâyet hakkından feragat eden annenin talebi çocuk için bağlayıcıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Esas No: 2014/16728, Karar No: 2015/1677

Eski Sevgiliye Ait Fotoğrafların Paylaşılması

Sanık ile birliktelik yaşayan mağdurun, söz konusu dönemde birlikte çekildikleri görüntülerin, kimse tarafından bilinmemesi mağdurun özel hayatına ait bir bilgidir. Bu bilginin görüntü, video ya da ses kayıtları ile yapılan ifşası sübut suç oluşturmaktadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Karar 2017/5926

Cinsel İçerikli Görüntülerin İnternet Ortamında Paylaşılması

İnternet üzerinden yapılan arkadaşlık ya da bireylerin yüz yüze birbirlerini tanımaları hâlinde uzakta olduklarında internet ortamından fotoğraf atması gizlilik kapsamındadır. Kendi hesapları üzerinden cinsel içerikli görüntülerin atılması, kişinin rızası olduğu için özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunu oluşturmamaktadır. 

Yargıtay 12. Ceza Dairesi Karar 2016/277 kapsamında bir müddet birliktelik yaşayan kişilerin bir arada iken özel anlarının kayda alınması, ayrılık sonrası ise çevresi ve diğer kişilerin görebileceği şekilde paylaşım yapılması, cinsel içerikli paylaşımlarda fotomontaj kullanılarak hakaret içeriği taşıması sebepleri ile suç sabit görülmüştür.

Mağdurun Rızası ile Kaydedilen Görüntülerin İzinsiz İfşası

Mağdurun cinsel içerikli görüntü ya da fotoğraflarının kaydedilmiş olması, kişisel veri tabanında yer alması gizlilik ihlali oluşturmamaktadır. Mağdurun bilgisi dâhilinde olmadan, rızası alınmadan yani rızası dışında kurumlara gönderildiğine ilişkin davada verilen kararda suç sabit görülmüştür. İki ayrı suçtan ceza verilmesine hükmolunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Karar No: 2012/18222

Komşunun Yatak Odasını Gözetlemek

Sanığın ortak kullanım alanı olan çatının bir yerine delik açması ve alt katta bulunan komşusunu gözetlemesi davasında, şikâyetçilerin mağdur olduğu görülmüştür. Fiilin sürekli olarak işlenmesi zincirleme suçu oluşturmakta olup yüksek ceza verilmesine yönelik karar verilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Karar No: 2013/20214

Kayıt Cihazı ile Bacakların Kaydedilmesi

Mağdur kişinin kamuya açık bir alanda gezintide iken sanık tarafından arkasına yaklaşmak sureti ile cep telefonu kamerasıyla bacaklarını kaydetmesi, cinsel taciz suçunu oluşturmaz. TCK 134/1 maddesi gereği özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu işlendiğine karar verilmiştir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi Karar No: 2013/8902

Fotoğraf Stüdyosu Tarafından Evlilik Resimlerinin Vitrinde Sergilenmesi

Fotoğrafçıların genellikle izin almadan paylaştıkları, bizzat çektikleri evlilik resimleri kişilerin rızası dışında olduğu için özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunu oluşturmamaktadır. Bunun nedeni konunun hukuki bir konu olması ve özel hukuk yaptırımlarına konu olabilmesidir. Kişilik haklarına yapılan bir ihlal söz konusu değildir.

Tanınmış Kişiler Dışındaki Kişilerin Mayolu Fotoğraflarının Basılı Medyada Yayımlanması

Yerel mahkeme tarafından verilen karara konu davada, normal bir vatandaşın halka açık plajda güneşlenmesi, bilgisi olmadan resimlerinin çekilip dergi kapağında yayımlanmasına ilişkindir. Kamuya açık alan olması gizli olmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle Yargıtay 12. Ceza Dairesi Karar No: 2012/8936 ile özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu olduğuna karar verilmiştir.

Özel Hayatın Gizliliği Suçunda Gazeteci ve Haberci

Gazetecilik ya da habercilik mesleği, kişilerin özel yaşamına sınırsızca girme hakkına sahip değildir. Kişilik haklarına saldıran, güncel ve yalan nitelikte olmaması habercilik ilkesinin gereğidir. Tanınmış kişiler de olsa özel hayatın gizliliğine saygılı ve ölçülü olmalıdır. Bu yönde verilen emsal karar Yargıtay 12. Ceza Dairesi Karar No: 2012/8936 dava dosyasında belirtilmiştir.

Cinsel İlişkiye Yönelik Görüntülerin Gizli Kaydında Bilirkişi Raporu

Yargıtay 12. Ceza Dairesi Karar 2017/636 dosyasına ilişkin verilen kararda bahsedilen suç içeriği; mağdurun cinsel birlikteliğinin gizlice kaydedilmesine ilişkindir. Soruşturma aşaması İzmir Emniyet Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından düzenlenmiş davadır. 

Kovuşturma aşamasında ise bilirkişi raporu sunulmuştur. Bilirkişi raporundan anlaşılacağı gibi mağdurenin kamerayı fark etmesi üzerine sanığın kameranın nereden geldiğini bilmediğini, kendisine böyle bir şey yapmayacağını ve çalışmadığını ifade etmiştir. Sonrasında ise devam eden cinsel birlikteliğin kırk üç dakika sürdüğü tespit edilmiştir. 

Sanık ise mağdurenin bu durumda kayıt edildiğini bilmemesinin mümkün olmadığını belirtmesi üzerine verilen beraat kararına karşılık Yargıtay yetersiz bilirkişi raporuna karşılık verilen beraat kararını hukuka aykırı bulmuştur.

Özel Hayatın Gizliliğinde İhlal ve İfşa Suçu

İhlal ve ifşa suçları aynı suç kapsamında değildir. Bir davanın özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi için görüntülerin kaydedilmesi, ifşa suçu için yayılması, paylaşılması gerekir. Bu iki suçu işleyen kişi için ayrı cezalar verilir. Özel hayatın gizliliği cezasının miktarları özel koşullara göre artırılabilir.

Doktor Muayenesi Esnasında Ses Kaydetmek

Doktor muayenesi sırasında cinsel suçun işlenmesi muhtemel görülerek seslerin kayda alınmasında özel hayatın gizliliği ihlali suçu oluşur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Karar 2014/18281 karara ilişkin dosyada ise öncelikle S. S. Ç. tarafından doktor muayenesinde sesleri kaydettiği, bunu oluşabilecek bir cinsel istismardan korunmak adına yaptığı belirlenmiştir. Başka şekilde kanıtlanması mümkün olmayan ses kayıtlarının özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunu teşkil etmediği belirtilmiştir. Aynı zamanda alınan ses kaydının yayılmaması ve ifşa edilmemesi neticesinde S. S. Ç. için beraat kararı isabetli görülmüştür.

Video Çekiminde Kişilerin Rızasının Olduğunun İspatlanması

Video çekiminde kişilerin rızası olması hâlinde yapılan çekimler özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunu oluşturmaz. Buna en iyi örnek; Yargıtay 12. Ceza Dairesi Karar 2014/25533 kararında işlenen dosyaya ilişkin dava içeriğidir. Kişilerin rızası hâlinde video kaydına alındığı ve kişilerin bu konudan haberdar olduğunun ispatlanması, bilirkişi raporunun incelenmesi ile desteklenerek, rıza göstermek suretiyle yapılan bir çekim için beraat kararı verilmiştir.

Yazıyı Paylaş

Bu yazıyı okuyanlar bunlarıda okudu

Call Now Button
Mesajlaşmaya Başla!
Whatsapp Danışma Hattı
Merhaba!
Nasıl Yardımcı Olabiliriz?