İstanbul, Türkiye

Miras Davası Nedir, Nasıl Açılır?

Kamuya mal olmuş hukuk davalarının başında, miras davası gelmektedir. Miras sahibi olan kişinin ölmesi ya da gaip olduğunun resmi olarak kabul edilmesi ile mal varlığının mirasçılarla paylaşılması süreci miras davası olarak adlandırılır. Mirası bırakan kişi, ölmeden önce vasiyet bırakmış ve bu vasiyetin koşullarına tüm mirasçılar razı ise miras davasının açılmasına gerek olmamaktadır.

Miras davaları, içinde miras kelimesi geçen birçok konuda açılabilmektedir. Mirasçılıktan çıkarılma ve reddi miras gibi değişik başlıklar altında miras davaları açılabilir. Ülkemizde mirasçı olarak yasal ve atanmış mirasçılar kabul edilir. Miras davaları bu kişiler arasında doğan uyuşmazlıklardan dolayı açılmaktadır.

Mirastan Kimler Pay Alabilir?

Ölen ya da gaipliği mahkeme tarafından hüküm altına alınan kişilerin, geride bıraktıkları mal varlıkları ile alacak ve borçlarının tümüne miras adı verilir. Geride bırakılan tüm varlık ve borçlara aynı zamanda tereke adı da verilmektedir. Mirastan pay ya da hak alabilecek kişiler medeni hukukta ikiye ayrılmıştır.

Bunlardan ilki olan yasal mirasçılar şu şekilde sıralanabilir;

  • Ölen kişinin anne ve babası
  • Eşi ve çocukları
  • Torunları ve kardeşleri
  • Büyükanne ve büyükbabası

Yasal mirasçıların tümü hak sahibi değildir. Örneğin ölen kişinin çocukları sağ ise torunları mirastan pay alamazlar. Yasal mirasçıların yanı sıra bir de atanmış mirasçılar bulunmaktadır. Bunlar da miras sahibinin ölmeden önce vasiyeti ile mirasına dahil ettiği kişilerdir. Yasal mirasçılar ise mirasçının iradesine bağlı olmayıp, kanunen doğrudan mirastan hak sahibi olan kişilerdir.

Mirasta Mal Paylaşımı Nasıl Gerçekleşir?

Mirasta mal paylaşımı derece (zümre) sistemi ile gerçekleşir. Derece sistemine göre mal paylaşımına öncelikle birinci dereceden başlanmak zorundadır. Mirasçının alt soyu birinci derece mirasçıları oluşturur. Bunlar; mirasçının çocukları ile torunları ve torunlarından doğan çocuklardır. İkinci derece mirasçılar ise, mirasçının anne ve babasıdır. Anne ve baba da ölmüş ise miras hakkı mirasçının kardeşlerine geçer.

Birinci dereceden kimse bulunmuyorsa, ikinci derece mirasçılar devreye girebilir. Üçüncü derece mirasçılar ise mirasçının büyükanne ve büyükbabasıdır. Bu kişiler ancak, birinci ve ikinci derecedekilerin ölmüş olması durumunda devreye girebilir. Mirasçının eşinin ise her dereceyle birlikte belirli oranda miras almaya hakkı bulunmaktadır. Evlilik dışı çocuklar, ancak mahkeme kararı ile yasal mirasçı olabilirler.

Miras Davalarının Çeşitleri Nelerdir?

Konusu miras olan her türlü dava miras davası olarak kabul edildiğinden, değişik nedenlerle açılan çok sayıda dava bulunuyor.

Yaygın olarak açılan miras davalarının bazıları şu şekilde sıralanabilir;

  • Mirasçılık belgesinin alınması
  • Alınmış olan mirasçılık belgesinin iptali
  • Mirasın reddi (reddi miras)
  • Mirasta tenkis ve iade
  • Vesayet ve Kayyım
  • Vasiyetin iptal edilmesi
  • Mirastan yoksunluğun tespiti
  • Mirastan mahrum kişilere mirasçılık belgesi verilmesi
  • Terekenin mevcudunun tespiti ve korunması
  • Mirasta istihkak
  • Mirastan mal kaçırma
  • Miras sözleşmeleri
  • Vasiyetnamenin ifası

Miras davaları ispat gerektiren ve çok uzun süren davalardır. Özellikle büyük miktarda bir miras söz konusu ise davayı açacak kişinin hukuki danışmanlık alması davanın seyrini etkileyecektir.

Miras Davası Nasıl Açılır?

Miras davası, mirasçının yasal ve atanmış mirasçıları tarafından, yetkili mahkemeye verilen bir dilekçe ile açılabilir. Miras davası açmadan önce, bazı hazırlıkların yapılması gereklidir. Öncelikle miras bırakan kişinin, yasal bir vasiyetnamesinin olup olmadığı araştırılmalıdır.

Vasiyetname yoksa dava direkt olarak açılabilir. Vasiyetname bulunuyorsa, vasiyetnamede mirasçılara miras paylaşımının nasıl yapıldığı incelenmelidir. Tüm bu işlemlerden sonra, haksız bir paylaşım olduğuna kanaat getirilirse, bu istikamette miras davası açılabilir.

Miras Davalarında Görevli Mahkeme Neresi?

Miras davalarına bakmakla görevli olan mahkeme, asliye hukuk mahkemesidir. Mirasçının terekesinin tespit edilmesi ile velayetin açıklanması ile ilgili davalar ise sulh mahkemelerine açılmaktadır. Miras davaları, taşınmazların bulunduğu yerdeki mahkemeye açılması gerekir.

Miras Davaları Ne Kadar Sürer?

Miras davaları genellikle uzun süreçli bir dava türüdür. Davaların süreçlerinden dolayı ve itirazlar nedeni ile bu süreçler oldukça uzamaktadır. Dava dilekçesini alan mahkemenin yapacağı ilk işlem, yasal mirasçıların tespit edilmesi ve bu kişilere ilgili tebligatların yapılmasıdır. Bu süreç, ölenlerin olması ve yasal mirasçılara ulaşılmasının zorluğu nedeni ile uzun sürmektedir.

Mahkeme aynı zamanda, miras bırakan kişinin mal varlığı ile alacakları ve borçlarının tespiti için ilgili makamlara yazı gönderir. Tüm bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafları dinlemeye başlar. Bu süreçte de itirazlar olursa, mahkemenin celse sayısı artar ve daha uzun bir süreç başlar. Özellikle mahkemenin iş yükü de göz önüne alındığında, miras davaları ortalama 2 yıl sürmektedir.

Reddi Miras Nedir?

Miras bırakan kişinin ölümünden sonra, yasal ya da atanmış mirasçıların geride bırakılan tereke üzerinden, kendilerine düşen yükümlülükleri reddetmesi durumuna reddi miras adı verilir. Mirasçılar reddi miras yaparak, sadece miras bırakılan mal varlıklardan değil, aynı zamanda miras bırakanın borcundan da feragat etmiş olurlar.

Miras bırakanın ölmesi ya da gaipliğinin resmileşmesi ile birlikte, mirasçılar otomatik olarak mirasçı olurlar. Bu nedenle de miras bırakanın borçlarından da sorumlu olurlar. Miras bırakanın mirası bu borçları ödemeye yetmez ise mirasçılar mal varlıkları ile söz konusu borcu ödemek zorunda kalırlar. Mirasın reddi işlemi, miras bırakan kişinin ölümünden sonra sulh hukuk mahkemesine sözlü ya da yazılı olarak yapılabilir.

Reddi Miras Davası Ne Zaman Açılmalıdır?

Reddi miras davası, mirasçı sıfatı kazanıldığı tarihten itibaren üç ay içinde açılmalıdır. Bu sürede dava açılmaz ise miras kabul edilmiş sayılır. Tereke için resmi defter tutulmuş ve inceleme tamamlanmışsa, reddi miras davası bir ay içinde açılmak zorundadır.

Reddi Miras Süreleri Ne Zaman Başlar?

Reddi miras davası bir ve üç ay gibi kısa süre içinde açılması gerektiğinden, sürenin başlangıç tarihi çok önem arz etmektedir.

Mirasın reddi için süreler, mirasçılara göre değişmektedir ve bu süreler şu şekilde sıralanmaktadır;

  • Yasal mirasçılar: Yasal mirasçılar için reddi miras süresi, miras bırakanın ölümü ile başlamaktadır. Söz konusu kişinin mirasçılığı sonradan öğrenilmiş ise süre öğrenilmesinden itibaren başlar.
  • Atanmış mirasçılar: Vasiyetnamenin sulh mahkemesi tarafından açıklanması ile süre başlar
  • Tereke deftere geçirilmişse: Sulh hakiminin terekenin yazılımının bittiğini, taraflara bildirmesi ile reddi miras süresi başlar.

Bu süreler, sulh hakiminin mirasçıların mazeretlerini geçerli kabul etmesi durumunda uzatılabilir. Reddi miras yapıldıktan sonra, bu işlemden vazgeçilemez. Ancak, reddi miras yapan kişinin bu işlemi tehdit, kandırma ya da korkutma gibi nedenlerden dolayı yaptığı anlaşılırsa, beyanın iptal edilmesi talep edilebilir.

Reddi Miras Yöntemleri Nelerdir?

Kanunda reddi miras iki şekilde talep edilebilir. Bunlar mirasın gerçek reddi ve mirasın hükmen reddidir. Mirasın gerçek reddinde: yasal veya atanmış mirasçılar, miras sahibinin ölümünden itibaren bu işlemi kendi iradeleri ile gerçekleştirebilirler.

Burada önemli olan; reddi miras yapan mirasçıların fiili ehliyeti olması ve bu işlemi herhangi bir şarta bağlı olmadan yapmasıdır. Mirasın hükmen reddinde; red kararını sulh hâkimi resen verir ve mirasçıların beyanda bulunmasına gerek yoktur. Sulh hâkimi, mirası bırakan kişinin borçlarını ödeme aczinde olduğunu tespit ederse, mirasın hükmen reddine karar verebilir.

Dilerseniz mirasçılıktan çıkarmanın iptali davası ve mirasta zümre sistemi yazılarına da göz atabilirsiniz.

Yazıyı Paylaş

Bu yazıyı okuyanlar bunlarıda okudu

Call Now Button
Mesajlaşmaya Başla!
Whatsapp Danışma Hattı
Merhaba!
Nasıl Yardımcı Olabiliriz?