İstanbul, Türkiye

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Nedir ?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması yani HAGB kararı, sanık adına verilen hükmün belirlenen süre için sonuç teşkil etmemesi, belirlenen denetim süresince başka bir suç işlememesi hâlinde verilen cezanın kaldırılmasına ilişkin bir karardır. Davanın düşmesi ve buna bağlı olarak cezanın kişiselleştirilmesini sağlayan kararlar arasında yer alır.

Erteleme kararından farkı ise ertelemede mahkemenin verdiği karar bir sonuç oluşturur. Hukuki olarak mahkemenin, kararı açıklaması geri bırakılmış olan bir karardır. HAGB kararında ise suç işlemiş olan kişinin alacağı ceza, yeni bir suç işleyene kadar askıya alınmıştır. Aynı zamanda kişisel yaşama müdahalesi ve kısıtlaması yoktur.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Hangi Suçlara Verilemez?

HAGB şartları karar aşamasında önemlidir. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre gerekli şartların oluşmaması hâlinde HAGB kararı verilmez. Öncelikle HAGB kararının verilemeyeceği bazı suçlar bulunmaktadır.

Bunlar;

  • 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanunu’nun 63/2 Maddesi’nde açıklanan disiplin suçlarıdır. Disiplin suçlarında ceza miktarının bir önemi yoktur. 26.02.2008 tarihi öncesinde işlenen disiplin suçları ise HAGB kapsamına girmektedir.
  • 5491 sayılı Çek Kanunu 5/10 Maddesi gereğince karşılıksız çeklerin keşide edilmesine ilişkin suçlarda HAGB kararı verilemez.
  • İmar kirliliği kapsamındaki suçlarda HAGB kararı verilemez.
  • Taahhüdü ihlal suçu, nafaka hükümlerine uymamak gibi disiplin ya da tazyik hapsi içeren fiiller için HAGB kararı verilemez.
  • Anayasa 174. Maddesi gereği koruma altına alınmış İnkılap Kanunu’nda bulunan suçlara HAGB kararı verilemez.

Bunların dışında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na giren suçlarda 6352 sayılı Kanunu’nun 105/2-b Maddesi gereğince düzenlenen değişikliklere istinaden HAGB kararı uygulanabilir. Bu suçlara propaganda ve örgüte yardım suçu da bu kurumdan yararlanılabilecek suçlardandır.

Hapis Cezalarında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

HAGB kararının hapis cezalarına verilebilmesi için bazı koşulların oluşması önemlidir. Yargılama sonucu iki yıl ya da daha az sürede olan hapis cezaları bu kapsama girmektedir. On sekiz yaş altı küçükler için de ceza süresi aynıdır. Suç niteliği, belirtilen istisnalar haricinde, taksirle ya da kasten işlenmiş olması dikkate alınmaz. 

Cezanın miktarının esas alındığı HAGB kararında mutlak ölçü iki yıl ve daha az süreyi kapsar. Mala zarar verme, dolandırıcılık, adam yaralama, kasten adam yaralama, hırsızlık, tehdit, hakaret ve şantaj suçu için HAGB kararı belirlenen süre için geçerlidir.

Adli Para Cezasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Yargı sonucunda adli para cezası hapis cezası ile birlikte uygulanabilen kararlar arasındadır. Doğrudan adli para cezası verilebildiği gibi, hapis cezası ve adli para cezasına hükmolunmuş olabilir. Bu durumda HAGB kararı mahkeme tarafından verilebilen kararlar arasındadır. Öncelik ise adli para cezasının doğrudan verilmiş olmasıdır. Aksi hâlde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gibi durumlarda HAGB kararı verilemez.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Verilmesinde Sanığın Koşulları Ne Olmalıdır?

HAGB kararı, daha önce suç işlemiş olan sanıkların hepsine uygulanmaz. Sanığın daha önce işlemiş olduğu kasıtlı suç kapsamında HAGB kararı verilmez. Daha önce işlenen suçların niteliğinde hapis ya da adli para cezası hükümlerine bakılmaksızın, kasıt olması hâlinde HAGB kararı uygulanmaz. 

Taksirle işlenmiş olan önceki suçlarda ise daha önce verilen kesinleşmiş kararın varlığı hâlinde de HAGB kararı verilebilir. Örnek vermek gerekirse; trafik kazası, taksirli eylem nedeniyle oluşan ölüm ya da yaralanmaya sebebiyet veren durumlarda HAGB kararı verilebilir. Sanığın kasıtlı suç işleyerek değil, adli sicil kaydına denetimli serbestlik kararı verildi ise HAGB kararından yararlanabilir. 

Örnek olarak uyuşturucu kullanan kişiye tedavi ya da denetimli serbestlik verilmesi sonucunda ceza niteliği oluşturmamasından dolayı HAGB kararı verilebilir. 5352 sayılı Adli Sicil Yasası Geçici 2. Maddesi gereği, sanığın kasıtlı suçu olup sicilden silinmesine dair şartların oluşması sonucu HAGB kararı verilir. 

Aynı zamanda mahkûmiyet süresinden tekerrür hükümleri uygulanması adına geçmiş bir süre olması hâlinde, önceki suça karşılık HAGB kararı verilebilir.

Mağdurun Suçtan Kaynaklı Zararının Giderilmesi

Suç türüne bağlı olarak, fiilden etkilenenler arasında mağdur ya da kamu bulunuyorsa, HAGB kararının uygulanması adına öncelikle zararın giderilmesi amaçlanır. Bahsedilen zarar maddi zararlardır. Manevi zararlar için bu durum geçerli değildir. Zararın giderilmesi koşulları arasında, zarara konu olan bir durum verilebilmesi mümkün somut bir varlık ise iade yoluna gidilmelidir. 

Mümkün değil ise bedelinin ödenmesi gerekmektedir. Bu zararlar Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. Maddesi’nde belirtilen uğranılan zarar kapsamında değildir. İş göremezlik, fiziki ve bedenen kayıplar bu zarara ilişkin olmayıp, bahsedilen zararlar dolaylı niteliktedir. Zararın tespiti yapılması adına ceza hâkimi tarafından araştırma yapılır. Belirlenen miktar belirlenemiyor ise yaklaşık bir tespit yapmalıdır. 

Hâkimin bilgisi dâhilinde olmayan ve teknik miktar tespiti yapılmasının gerektiği durumlarda bilirkişi raporuna başvurulur. Mağdurun uğradığı zarar kısmen giderilebilir. Kısmen zararın giderilmesi sonucunda HAGB kararına mağdur tarafından onay verilmesi gerekir. Aksi hâlde HAGB hükümleri verilemez. 

Zararın kısmi olarak karşılanması sonucunda, mağdur HAGB kararına rıza göstermek zorunda değildir. Bu rızanın ise ayrı ve açıkça belirtilmiş olması gerekir. Verilen karar sonucunda ise Hukuk Mahkemesi’nde tazminat davası açılabilir. Bu zararın taksitle ödenmesi hâlinde ise HAGB kararı verilebilir.

Uğranılan Zararlarda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Uğranılan zarar hükümleri içerisinde mühür bozma suçu işlediği için maddi bir zarara sebebiyet vermez. İmar kirliliğinde ise ruhsatsız olarak ya da ruhsat şartlarına aykırı yapılan bina imar planının, uygun hâle getirilmesi adına 184/5. Maddesi’nde yer alan özel düzenlemenin faydalanılmak adına imkân tanıdığı durumlarda, 231. Madde gereği HAGB kararı verilemez. Hakaret suçları manevi zararı kapsamaktadır. Bu nedenle uğranılan zarar niteliği taşımaz. HAGB kararı verilebilen suçlar arasındadır.

Mahkeme Tarafından Suçun Yenilenmeyeceği Kanaatinin Oluşması

Mahkeme yargılama sırasında sanığın bazı tutum ve davranışlarını inceler. Kişisel özelliği, davranışı, mahkemede göstermiş olduğu hâl ve hareketleri neticesinde suçu bir daha işlemeyeceği kanaatine varabilir. Bu durumlarda da HAGB kararı verilebilir.

Sanığın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Onay Vermesi

HAGB kararı, sanığın bu karara onay vermesini gerektiren durumlardır. Bu karar sanığın lehine bir durum olup, zaman zaman sanığın karar vermesini zorlaştırabilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Sonrası Denetim Süresi İçerisinde Suç İşlemesi

HAGB kararı sonrası sanığın beş yıl içerisinde denetim gereği suç işlememesi gerekir. On sekiz yaş altı küçüklerin denetim süresi ise üç yıl olarak belirlenmiştir. Denetim süresi içerisinde kasten bir suç işlenmesi ya da işlenmemesi sonucuna göre kararlar alınır. Denetim süresi içerisinde suç işlenmemesi hâlinde karar ortadan kaldırılır. HAGB kararında belirtilen hükümler, suç işlenmesi hâlinde açıklanır. 

Açıklanan cezalarda ise seçenek yaptırımı ve erteleme olmaz. Denetim süresi içerisinde belirtilen denetimli serbestlik yükümlülüğünü gerçekleştirmeyen sanık hakkında yine HAGB kararı açıklanır. Bu durumda ise hâkim tarafından, cezanın belirli oranında yer alan kısmın infaz edilmemesi kararına hükmedebilir. Mahkeme tarafından sanığın tekrar suç işlememesi ancak yükümlülüklere karşı aykırı davranış sergilemesi sonucunda, hapis cezası ertelenerek, para cezasına çevrilebilir. 

Denetim süresinde ikinci suçtan mahkûmiyet alınması hâlinde HAGB kararı açıklanabiliyor. Bu karar ise henüz ikinci suç kesinleşmeden, ilk suçta verilen HAGB kararının açıklanmasını hukuki aykırılık olarak nitelendirmiştir. 28.06.2014 tarihine dek işlenmiş suçlar gereği bir ya da daha fazla HAGB kararı verilmiş olabilir. Belirtilen tarih sonrası ise birden fazla HAGB kararı verilemez.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Açıklanması ve Hüküm

Sanık tarafından HAGB kararına uyulmaması nedeniyle açılış  işlemi yapılır. Hükümde yer alan hatalara ya da eksiklere kanun yolu aracılığı ile bakılmalıdır. Açıklanan hüküm zamanında istinaf yolu ile çözümlenmelidir. Aksi hâlde HAGB kararı denetim süresi içerisinde bir suç işlenirse, hâkim hükmü olduğu gibi açıklamakla yükümlüdür. 

Denetim süresinde yeniden işlenen kasıtlı suçun varlığı hâlinde, HAGB kararının açıklanması için denetim süresinde ikinci suç işlenmiş olmalıdır. Aynı zamanda kasıtlı suç olması da dikkat edilmesi gereken hususlar arasındadır. İkinci suçun kesinleşmesi ile ilgili olarak HAGB kararı açıklanır. İkinci suçun niteliği doğrudan, olası kast gibi durumlardan kaynaklı olsa da bu durum HAGB kararının açıklanmasını etkilemez. 

İkinci suçun adli para cezası, hapis cezası olması durumunda TCK 50. Madde gereğince kesin nitelikli ya da seçenek yaptırımı olması önemli değildir. İkinci suçta yer alan kasıt geçerli bir sebeptir. İkinci suçun taksir ile işlenmesi sonucunda bilinçli taksir olsa dahi hüküm açıklanmaz.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İtiraz Süresi ve Şekli

Verilen HAGB kararına karşı itiraz edilmek istenmesi hâlinde, karar duruşmada öğrenilir ya da tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde itiraz edilir. Bu itiraz istinaf ya da temyiz yoluyla yapılmamaktadır. Kararı veren mahkemeye dilekçe yazılarak HAGB itiraz edilmelidir. Mahkeme tarafından itiraz değerlendirilir, bunun üzerine kararda düzeltme yapılabilir, itirazı yerinde görmemesi hâlinde ise yerel mahkemeye iletilir. 

HAGB kararlarını incelemek için yetkili mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemesi’nin HAGB kararına karşın itirazın incelendiği yetkili mahkemedir. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hükmettiği HAGB kararına karşı yapılan itirazın incelenmesi konusunda yetkili mahkemedir. Karar, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş ise HAGB kararına yapılacak olan itirazı incelemek için yetkili mahkeme, aynı adliyedeki Ağır Ceza Mahkemesi’dir. 

Ağır Ceza Mahkemesi’nin olmaması durumunda ise yetkili mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’nin, yargı çevresinde bulunan Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edilir. Önemli bir hususa değinmek gerekirse; Çocuk Mahkemesi ve Fikri Sınai Ceza Mahkemesi, Asliye Ceza Mahkemesi statüsünde kabul edilmektedir. Ağır Ceza Mahkemesi’nin HAGB kararına karşın itirazlarda ise kararın verildiği mahkemeyi sıra numarasıyla takip eden Ağır Ceza Mahkemesi’dir. 

HAGB kararına karşı gönderilen itiraz dilekçesi usul ve esas yönünden incelenir. HAGB kararlarının temyiz yoluna kapalı olması, itiraz yapılması seçeneğini ortaya koyar. Sanık tarafından sunulan temyiz dilekçesi, itiraz dilekçesi gibi kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmelidir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yapılan İtirazda Aleyhe Bozma ve Değiştirme Yasağı

Sanık lehine olarak temyiz ya da istinaf başvurusu yapılması hâlinde, hükmün sanık için aleyhe yönelik bir karara sebebiyet vermeden değiştirilmesi esastır. Yapılan itiraz sonucu sanığa verilen ceza az dahi bulunmuş olsa, sanık hakkında aleyhe değiştirme ya da bozma yapılamaz.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Aksine Kanun Yararına Bozma Başvurusu

İstinaf ya da temyiz denetiminden geçmeden kesinleşen kararlara karşı aleyhe giden yol, kanun yararına bozma yoludur. HAGB kararına itiraz hâlinde verilen ret kararı kesinleşmiş olur. Kesinleşmiş olan HAGB kararına karşın kanun yararına bozma yoluna başvurulabilir. 

HAGB kararının aleyhine yapılan bir durumda, bozma işlemine konu olan karar esası denetlenmez. Yargıtay tarafından yapılan kanun yararına bozma işleminde şekil koşullarının oluşup oluşmadığı kontrol edilir. Hukuka uygunluğu kontrol edilir. Bu denetimler; ceza miktarının HAGB kararına uygunluğu, sanığın önceki suçlarında kasıtlı suç işlemiş olması ve mahkûmiyet olup olmadığı, zarar var ise giderilip giderilmediği gibi durumlarla denetlenir. 

Aynı zamanda HAGB kararının uygulanacağı istisnai suçların kapsamına girip girmediği, denetim süresinin uygunluğu, kararda HAGB koşullarının varlığı denetlenir. Yargıtay tarafından hukuka ayrılık teşkil eden bir durumun varlığında kanun yararına bozma işlemi yapılır ve yeniden yargılanmak adına dosya iade edilir. 

Yargılamanın zorunlu olmaması durumunda ise Yargıtay tarafından, ilgili Ceza Genel Kurulu ya da Ceza Dairesi tarafından karar verilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı ve Tutuklamaya İlişkin Tazminat

Haksız olarak kişiye uygulanan fiillerde kişi tarafından devletten maddi manevi tazminat talep edilebilir. Bu durumlar arasında; haksız olarak yakalama, el koyma, tutuklama, arama ve gözaltına alma gibi durumlar örnek verilebilir. HAGB kararında verilen 5 yıllık denetim süresini, haksız fiiller nedeniyle bozma gibi durumlarla karşılaşması hâlinde tazminat talebi yerindedir.

HAGB düşme kararında ceza infazı gerçekleşmiş olursa, bu süreyi aşan tutuklama süreleri geçerlidir. Verilen ceza, tutukluluk süresini aşıyorsa bu durumda tazminat verilmez. Buna örnek olarak bir yıl on ay hapis cezası alınan dava nedeniyle altı ay tutuklu kalmış bir sanık olduğunu varsayalım. Sanık için verilen HAGB kararına karşın beş yıl denetimini iyi hâlde geçirirse, davanın düşmesi sonucunda yapılan hesaplama, cezanın infazı varsayımı hâlinde daha fazla tutuklu kalacak olması ihtimalidir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Kamu Personeline Etkisi

HAGB kararı ile aslında sanığa bir şans daha verilir. Kişinin daha önce suç işlememiş olması nedeniyle mevcut durumunu olumsuz etkilememesi adına verilen karardır. Sanığın; devlet memuru, avukat, kamu personeli ya da milletvekili olmasının karara herhangi bir etkisi yoktur. HAGB kararı ile memurluk statüsü sona ermez ya da memurluktan atılma gibi durumlar söz konusu değildir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı ve Cezanın Ertelenmesi

Hapis cezasının ertelenmesine ilişkin kararda, hukuk sistemi sonuç doğurur. Cezanın ertelenmesi ise cezanın infazıdır. Buna karşılık HAGB kararı ise bir hukuki sonuç meydana getirmemektedir. Hapis cezasının ertelenmesi hâlinde ceza infaz edilir ve bu infaz sürecinde bazı kısıtlamalar bulunur. Bazı haklardan mahrum kalma ihtimali bulunur. Yargılama sonucunda iki yıl hapis cezası alan ve cezası ertelenen sanığın milletvekili ya da devlet memuru olması mümkün değildir. Bu yönüyle HAGB kararında bu tür bir kısıtlama yoktur.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Adli Sicil Kaydına İşlenmesi

Adli Sicil kaydı diğer adıyla sabıka kaydı, sanık yönünden merak konusudur. HAGB kararlarında kendisine özgü sisteme kaydedilir. Adliyeden ya da e-devlet üzerinden edinilen adli sicil kaydına bakıldığında HAGB kararı gözükmemektedir. Hâkim ya da savcıların soruşturma ve kovuşturma aşamasında CMK 231. Maddesi’nde belirtilen hususlarda tespit amaçlı kullanılır. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararında Hukuk Mahkemeleri Ceza Mahkemesi’nde yer alan HAGB hükmü, kesinleşmiş bir karar değildir. Dolayısıyla TBK 74. Maddesi gereğince hukuk hâkimlerini bağlayıcı nitelikte değildir.

Kasten Yaralama Suçu Zararının Giderilmesi

Kasten yaralama suçunda zarar sonucu mağdur; vücut bütünlüğünde, tedavi gerektiren bir duruma uğraması ve sağlığını tehdit edici unsurların oluşması nedeni ile zarar meydana gelir. Kasten yaralama suçunda verilecek olan HAGB kararı, maddi zarar oluşturmak adına elverişli kabul edilir. Bunun için zarar karşılanması ve ona göre HAGB kararı verilmesi uygundur. Mağdurun tedavi adına yapacağı tüm masraflar maddi zararları temsil eder.

Tüm maddi zararlar içerisine; hastane tedavi harcamaları, ulaşım masrafı gibi giderler de dâhildir. Dolaylı zararlar ise belirtilen maddi zararlara dâhil edilmez. Tıbbi bir tedavinin gerektiği durumlarda da araştırılma yapılmalı ve HAGB kararı sonucunda objektif koşullardan oluşacak maddi zarar göz önünde bulundurulmalıdır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararında Zorunlu Durumlar

Maddi zararlar; tehdit ya da hakaret suçunda bulunmaz. Bu zararın istenilmesi mümkün olmamakla birlikte manevi zararı temsil eder. Manevi zararlarda ise HAGB kararı verilir. Uyuşturucu kullanımı suçlarında ise sanık için denetimli serbestlik kararı ve tedavi kararı verilmiş ise HAGB kararı zorunlu bir işlemdir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Sonrası İşlenen Suç ve Zaman Aşımı

Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu tarafından alınan kararda; HAGB kararı hâlinde zaman aşımı, HAGB kararının kesinleştiği tarih itibari ile durur, denetim süresince kasten bir suç işlenmez ise denetim süresi sonunda oluşur. Denetim süresinde kasten oluşan bir suç sonrasında ya da denetimli serbestlik yükümlülüğüne karşı davrandığı tarih itibari ile dava zaman aşımının yeniden başladığı kabul edilir.

Suça Sürüklenen Çocuk Bakımından HAGB ve Cezanın Ertelenmesi Kararının Önceliği

SSÇ bakımından oluşan bir hırsızlık suçunda tespit edilen bir maddi zararın yokluğunda, SSÇ’un sabıkası yok ise cezadan indirim yapılabilir. Suçun tekerrür etmeyeceği kanaati oluşuyorsa ceza ertelenebilir. Buna istinaden verilen kararlara bakıldığında sabıkası olmayan bir çocuk için lehe olan HAGB kararının verilmesi öncelikli olmalıdır.

Sanık Adına Avukatın HAGB Talebini Reddetmesi

HAGB kararı için öncelikle sanıktan beyan alınmalıdır. Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bir beyanı yok ise HAGB kararı verilebilir. Kişiye sıkıca bağlı haklar arasında olan HAGB kararı, başkası tarafından kullanılamayan, devredilemeyen ve miras yoluyla geçmeyen haklar arasındadır. Buna karşılık kişisel bazı haklarda özel bir yetki ile bu hakların kullanılması hususunda vekile bir yetki verilmiş ise bu durum olabilir. HAGB kararı ise duruma özetle avukat aracılığıyla verilen bir karar değildir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının Sağladığı Avantajlar

HAGB kararı alan kişi masumiyet karinesinden yararlanmaya devam eder. Bunun nedeni ise mahkûmiyete ilişkin bir hükmün olmayışıdır. Sabıka kaydı gibi görünmeyen HAGB kararı neticesinde kısıtlama yaşanmaz. HAGB kararından sonra kişinin temyiz hakkı bulunmaktadır. HAGB kararının sunduğu beş yıllık süreç, kişiye suç işlememesi adına lehine bir durum sağlar. Daha temkinli davranarak suç işlemekten sakınma yoluna gidebilir. 

Hâkim yönünden bakıldığında HAGB kararı sanığın lehinedir, ne ifade ettiği açıklanarak sanıktan karar verilmesi istenir. Ceza Mahkemesi yerine basit yargılama usulünün konusuna giren dosyalarda, duruşma sonrası evrak üzerinden takip yapılabilir. Verilecek kararda itiraz ederek verilen kararın tekrar incelenmesi sağlanır. Yargıtay kararlarında yer alan ve HAGB kararının verilmeden, cezanın ertelenmesine dair karar verilmesi sonucunda, sanığın lehine olan haktan mahrum kalması söz konusudur. 

Bu nedenle verilen karar için itiraz merci yetkili mahkemelerine itiraz sunulabilir. İtiraz sonrası verilen kararlar ise kesindir. Bu karar sonrasında sanığın öncelikle suç işlemesi hâlinde kastı önceliklidir. Kasıt esas nitelikler arasında yer almaktadır. Sanıkların bu kararı verirken vekilleri aracılığı ile özel yetki ya da bizzat beyanıyla kararı onaylaması mühimdir. 

Oluşan zararlarda ise karşılaşılan durumlarda öncelikle zarar karşılanmaya çalışılır, daha sonra müştekiden rıza alınarak HAGB kararı verilebilir. Bu tamamen mağdurun uğradığı dolaylı zarara istinaden tanınan bir haktır. Amaçlanan ise suç oranını azaltma yoluna giderken, sabıkası olmayan sanığa şans verilmesidir. Hagb sorgulama işlemi adalet bakanlığından yapılabilmektedir. 

Yazıyı Paylaş

Bu yazıyı okuyanlar bunlarıda okudu

Call Now Button
Mesajlaşmaya Başla!
Whatsapp Danışma Hattı
Merhaba!
Nasıl Yardımcı Olabiliriz?