İstanbul, Türkiye

Arabuluculuk

Arabuluculuk, hem uyuşmazlıkların hızlı çözümünü sağlayan hem de mahkemelerin yükünü azaltmaya yarayan önemli bir kurumdur. Ayrıca, taraflara hem zaman kazandırır hem de mahkeme masraflarından kurtarır. Arabuluculukta, taraflar bir araya geldikleri için, uyuşmazlıkları da daha kolay çözebilirler.

Arabuluculuk Nedir?

Özel hukuk uyuşmazlığında taraf olan kişilerin dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra başvurdukları uyuşmazlık çözüm yöntemine arabuluculuk denmektedir.

Bu yöntemde taraflar, uyuşmazlığın çözülmesine yardımcı olan ve arabulucu olarak adlandırılan kişiyi, kendi özgür iradeleri ile seçerler. Aynı zamanda hakem olarak da adlandırılan bu kişinin tarafsız ve uzman bir kişi olması lazımdır.

Başka bir deyişle arabuluculuk, uyuşmazlıkların mahkemeler dışında, daha hızlı ve kesin olarak çözümünü sağlayan, hukuk kurumudur.

Hangi Konularda Arabuluculuk Desteği Alınır?

İş hukukundan kaynaklanan ve ticari davalarda arabuluculuğa gidilmesi mecburiyeti bulunmaktadır. Tüketici davalarında; tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar, tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar ve kanunda belirtilen diğer konular için arabuluculuğa başvurulmalıdır. 

İş davalarında ise ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, maaşlar, fazla mesai ücreti ile işçi ile işverenin birbirine hakaret etmesi davalarında arabuluculuk desteği alınması mecburidir. Ticari davalarda da kanunda belirtilen maddeler için arabuluculuk desteği alınmak zorundadır.

Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

Mahkemeye bazı uyuşmazlıklar için açılacak davalarda, öncelikle arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir. Bunların başında tüketici davaları ile bazı iş davaları (ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, maaşlar ve fazla mesai ücreti gibi) gelmektedir.

İhtiyari Arabuluculuk Nedir?

Uyuşmazlığa taraf olan kişilerin, uyuşmazlığın çözümü için zorunluluk olmamasına rağmen, kendi iradeleri ile arabuluculuğa gitmelerine ihtiyari arabuluculuk denmektedir. Bu ihtiyacı karşılamak için yapılan arabulucu İstanbul başlıklı aramalarda, arabuluculuk konusunda yetkisi ve deneyimi olan kişiler seçilmelidir.

Arabuluculuk Temel İlkeleri

Arabuluculuk sistemi, mahkemelere ikame olarak değil yardımcı olarak oluşturulmuş bir sistemdir. Bu sistemde tarafların anlaşamaması hâlinde, tekrar mahkeme süreci işlemektedir. Önemli bir sistem olan arabuluculuk süreci bazı temel ilkelere göre yürütülmelidir. 

Bu ilkeler arabuluculuk yönetmeliği çerçevesinde şu şekilde sıralanmaktadır;

  • Gönüllülük: Tarafların bu sürece katılmaları özgür iradeleri ve gönüllülük esasına göre olmalıdır. Gönüllülük ise sürece başvuru, sürecin devam ettirilmesi ve sürecin sonunda bir anlaşmaya varılması şeklinde üç safhada olmak zorundadır.
  • Gizlilik: Arabuluculuk sürecine katılan taraflar, bu sürecin gizlilik içinde yürütülmesini isteme hakkına sahiptirler. Gizlilik konusu özellikle, ticari uyuşmazlıklarda önem arz etmektedir. Ticaretle uğraşan kişiler, şirketleri ile ilgili bilgilerin başkalarının eline geçmesini istemezler. Bu nedenle de müzakere edilen konularla ilgili bilgilerin, başkaları ile paylaşılmaması için gizlilik kararı isteyebilirler.
  • Arabulucunun tarafsızlığı: Arabulucunun tarafsız olması, bu sistemin yürütülmesindeki en önemli ilke olarak da kabul edilmektedir. Arabulucu müzakereler esnasında kendi fikrini söyleyebilir ama iki tarafa karşı da ön yargısız ve tarafsız davranmak zorundadır. Arabuluculukta tarafsızlığın ikinci yönü ise arabulucunun uyuşmazlık konusunda herhangi bir menfaatinin bulunmamasıdır. Ayrıca, arabulucunun taraflardan herhangi biri ile kişisel veya iş ilişkisinin de bulunmaması gerekmektedir.
  • Kontrolün taraflarda olması: Arabuluculuk sisteminde, uyuşmazlığın tarafı olan kişiler, karar verme yetkisini arabulucuya devretmezler. Bu nedenle de uyuşmazlık sürecinin kontrolünün tarafların elinde bulunması gerekir. Bu kapsamda, taraflar anlaşma olup olmayacağına ya da hangi şartlarda olacağına kendileri karar vermelidir.
  • Eşitlik: Uyuşmazlığın tarafı olan kişiler, arabuluculuk sisteminin her aşamasında eşit haklara sahip bulunmaktadırlar. Bu yüzden, tarafların konuşma süreleri de dahil olmak üzere, arabulucu her konuda eşit davranmak zorundadır. Aksi hâlde, eşit davranılmayan taraf kendisi üzerinde baskı kurulduğunu düşünerek, anlaşmamaya karar verebilir.

Arabuluculuk sisteminin her sürecinde bu ilkelere uyulması gerekmektedir. Temel ilkelerden uzaklaşılması, olumlu giden sürecin aniden olumsuzluğa dönmesine ve sürecin yarım kalmasına bile neden olabilmektedir. Arabuluculuk sürecinde taraflar avukatlarını da sürece dahil edebilirler, bu nedenle arabuluculuk avukat başlıklı aramalarda, sistemi bilen kişilerin tercih edilmesi gerekmektedir.

Arabuluculuğu Kimler Yapabilir?

Arabuluculuk kanununa göre, hukuk fakültesinden mezun olup kendi mesleğinde en az beş yıl çalışmış olan kişiler, arabulucu olabilmektedir. Bu kişilerin ayrıca, arabuluculuk, iletişim ve görüşme teknikleri ile ilgili uzmanlık eğitimi almış olmaları da gerekmektedir.

Arabuluculuk yapmak isteyen kişilerin, hukuk fakültesini bitirdikten sonra şu konularda mesleki eğitim almaları gerekmektedir;

  • Arabuluculuk faaliyetleri ile ilgili temel bilgiler
  • İletişim teknikleri
  • Müzakere ve uyuşmazlık çözüm yöntemleri
  • Davranış psikolojisi gibi teorik ve pratik bilgiler

Bu kişiler mesleki eğitimlerini tamamladıktan sonra, arabuluculuk sınavına girerek geçerli notu almak zorundadırlar. Sınavdan geçerli notu alanlar ise adalet bakanlığınca yayınlanan ve arabulucular listesi olarak adlandırılan listeye kayıt yaptırmak zorundadır.

Sürekli olarak yeni katılımlarla güncellenen arabulucular listesi, Adalet Bakanlığı’nın Hukuk İşleri Müdürlüğü’nde yer alan Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından hazırlanmaktadır.

Avukat Arabuluculuğunun Sorumlulukları

Birçok uyuşmazlığın çözümünde özellikle avukat arabulucular daha çok tercih edilmektedir. Bu nedenle de internet ortamında arabuluculuk avukat başlıklarına sıklıkla rastlanmaktadır. Arabulucunun avukat olmasının taraflar için de önemli faydaları bulunmaktadır. Avukat arabulucular, uyuşmazlığın çözümünde daha etkin rol oynayabilirler. 

Ayrıca hukuki deneyimleri ile sürece de yön verebilirler. Avukat arabulucular, sürecin anlaşma ile tamamlanmaması durumunda, mahkeme süreci ile ilgili gerekli bilgileri de taraflara iletirler. Avukat arabulucular ayrıca, olumsuz sonuçlanan müzakereler sonunda açılacak davalarda, her iki tarafa da avukatlık yapamazlar.

Arabuluculuk Şartları Nelerdir?

Arabulucu olabilmek için, arabuluculuk yönetmeliği bazı şartlar belirlemiştir. 

Bu şartlar şu şekilde sıralanmaktadır;

  • Türk vatandaşı olmak,
  • Hukuk fakültesi mezunu olmak
  • Mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip olmak
  • Tam ehliyetli olmak
  • Kasten işlenen bir suçtan dolayı, bir yıldan fazla süreyle hapis cezası almamış olmak
  • Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, Anayasal düzene karşı işlenen suçlar, zimmet, rüşvet, dolandırıcılık, hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlardan ceza almamak
  • Terör örgütleriyle irtibatlı veya iltisaklı olmamak
  • Arabuluculuk eğitimini tamamlamış olmak
  • Bakanlığın yapmış olduğu yazılı sınavda başarılı olmak

Uzlaşmazlıklardan dolayı arabulucu seçmek için yapılan, arabulucu İstanbul başlıklı aramalarda bu hususları yerine getiren ve bakanlığın yayınladığı listede bulunan kişiler tercih edilmelidir.

Arabuluculuk Başvurusu Nereye Yapılır?

Arabuluculuk başvurusu, kanunda belirtilen bazı davalar için zorunlu kılınmıştır. Diğer uyuşmazlıklarda ise isteğe bağlı yapılabilmektedir. Zorunlu arabuluculuk başvurusu, ikamet edilen yerdeki adliyeye yapılmaktadır. Adliyede arabuluculukla ilgili birim yoksa bu kez asliye hukuk mahkemelerine başvuru yapılmalıdır.

Arabuluculuk Ücretleri Ne Kadardır?

Bakanlık tarafından her yıl güncellenerek arabuluculuk ücreti yayınlanmaktadır. Bu ücret bakanlıkça, arabuluculuk asgari ücret tarifesi olarak güncellenmektedir. Arabuluculuk ücreti, genellikle taraflar arasında paylaşılarak eşit olarak ödenmektedir. Bazı durumlarda ise, tek tarafın tüm ücreti ödemesi de kararlaştırılabilir.

Bakanlığın anlaşmazlığın konusu ve tarafların sayısına göre belirlediği arabuluculuk ücreti, resmi gazetede yayınlanmaktadır. Arabuluculuk sürecine avukatları ile katılanlara da ayrı bir ücret ödemesi bulunmaktadır. Arabuluculuk süreci, anlaşma ile sonuçlanmamışsa, avukat sadece belirlenen maktu ücreti almaktadır. 

Konusu para olan ve anlaşma ile sonuçlanan arabuluculuk sürecinde ise avukatların ücretleri şu şekilde hesaplanmaktadır;

  • İlk 40.000 TL için %15
  • Sonra gelen 50.000 TL için %13
  • Sonra gelen 90.000 TL için %9,5
  • Sonra gelen 250.000 TL için %7
  • Sonra gelen 620.000 TL için %5
  • Sonra gelen 775.000 TL için %3,5
  • Sonra gelen 1.275.000 TL için %1,8
  • 3.100.000 TL’den yukarısı için %1

Konusu para olmayan davalar için ücretler ise mahkemenin konusuna göre belirlenmektedir.

Yazıyı Paylaş

Bu yazıyı okuyanlar bunları da okudu

Kıdem Tazminatı Nedir Kıdem Tazminatı Hesaplama
24 Ağustos 2021

İşçilerin önemli bir güvencesi olan kıdem tazminatı, her dönem gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Özellikle kıdem tazminatıyla ilgili gerekli bilgilere sahip olmayan kişiler, bu konuda mağduriyetler yaşıyor ve haklarını yargı yolu ile almaya çalışıyorlar. Bu nedenle sadece işçiler değil, işverenlerin de kıdem tazminatıyla ilgili bilgi sahibi olması gerekiyor. Kıdem Tazminatı Nedir? En basit tanımı ile işçilerin çalıştığı süreler karşılığında hak ettikleri tazminata kıdem tazminatı adı...

Devamını Oku
Müsadere Sistemi Nedir?
24 Ağustos 2021

Ceza kanununda yer alan müsadere sistemi, Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze kadar uygulanan bir nevi güvenlik tedbiridir. Fatih Sultan Mehmet tarafından uygulamaya başlanılan bu sistem, özellikle rüşvet gibi kanuna aykırı yöntemlerle haksız kazanç elde edenlerin, mal varlıklarına el konulması şeklinde işletiliyordu. Tanzimat fermanı ile yürürlükten kaldırılmış olan müsadere sistemi, günümüz ceza kanununda yerini almaya devam etmektedir. Bu sistem sadece mahkeme kararı ile uygulanabilir ve bir ceza türü...

Devamını Oku
Yağma Suçu Nedir?
24 Ağustos 2021

Başkasının hakimiyeti altında bulunan bir menkulün, tehdit ya da cebir kullanılarak başka kişi veya kişiler tarafından alınmasına gasp veya yağma suçu adı verilir. Yargıtay’ın vermiş olduğu kararlara göre, bu suç sadece menkuller için işlenebilir yani gayrimenkul söz konusu suçun unsuru olamaz. Yağma suçu, hırsızlık suçunun kullanılan yöntem olarak bir türü gibi değerlendirilebilir. Yağma suçunda, hırsızlıktan farklı olarak menkulün tehdit ve cebir kullanılarak, alınması söz konusudur....

Devamını Oku
Call Now Button
Mesajlaşmaya Başla!
Whatsapp Danışma Hattı
Merhaba!
Nasıl Yardımcı Olabiliriz?